Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/6550 E. 2013/7252 K. 25.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6550
KARAR NO : 2013/7252
KARAR TARİHİ : 25.06.2013

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
3402 sayılı Yasa’ya 5831 sayılı Yasa ile eklenen Ek 4. madde kapsamında 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi gereğince yapılan kullanım kadastrosu sırasında … Mahallesi çalışma alanında bulunan temyize konu 2482 ada 9 ve 20 parsel sayılı 143,14 ve 170,54 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldıkları 9 parsel sayılı taşınmaz bahçe ve üzerindeki kargir bina 1992 yılından beri …’nin, 20 parsel sayılı taşınmaz ise bahçe ve üzerindeki kargir bina 1993 yılından beri …’nun kullanımında olduğu şerhi verilerek, bahçe niteliği ile davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı …, kendi lehine zilyetlik şerhi verilen 2482 ada 19 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksik ölçüldüğü iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, fen bilirkişi kurulunun 15.11.2012 tarihli rapor ve krokisi esas alınarak, temyiz dışı 2482 ada 8 parsel sayılı taşınmazın (C) harfiyle gösterilen 4,34 metrekaralik bölümü, temyize konu 2482 ada 9 parsel sayılı taşınmazın (D) harfiyle gösterilen 23,83 metrekarelik bölümü ile 2482 ada 20 parsel sayılı taşınmazın (B) harfiyle gösterilen 19,96 metrekarelik bölümünün ifrazıyla davacının kullanımındaki 2482 ada 19 parsel sayılı taşınmaz ile birleştirilmesine; 2482 ada 19 parsel sayılı taşınmazın (E) harfiyle gösterilen 19,41 metrekarelik bölümünün ise ifrazıyla temyiz dışı 2482 ada 18 parsel sayılı taşınmaz ile birleştirilmesine, 2482 ada 18 parsel sayılı taşınmazın (A) harfiyle gösterilen 8,81 metrekarelik bölümünün ifrazıyla yol olarak terkini ile dava konusu 2482 ada 19 parsel sayılı taşınmazın 169,73 metrekare olarak Hazine adına tesciline, beyanlar hanesine ise “6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca hazine adına orman sınırları dışına çıkartılmıştır. İş bu taşınmaz ve üzerindeki kagir bina 1995 yılından beri … evladı …’un fiili kullanımındadır. ” şerhinin yazılmasına temyize konu 2482 ada 9 parsel sayılı taşınmazın 119,31 metrekare olarak, 2482 ada 20 parsel sayılı taşınmazın 150,58 metrekare olarak, temyiz dışı 2482 ada 8 parsel sayılı taşınmazın 146,56 metrekare olarak, 2482 ada 18 parsel sayılı taşınmazın ise 226,92 metrekare olarak tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, dahili davalı … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
5831 sayılı Yasa ile 3402 sayılı Yasa’ya eklenen Ek 4. maddesi gereğince, Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerle ilgili kadastro tespiti sırasında, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle Hazine adına tescil edileceği düzenlenmiş olup; anılan bu düzenleme karşısında, kullanım kadastrosuna itiraza ilişkin davalarda 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesinde öngörülen mülkiyetin kazanılmasına ilişkin koşulların varlığı aranmayacak ise de, çekişmeli taşınmazın üzerinde fiili kullanımın ve muhdesat bulunup bulunmadığı ve varsa kime ait olduğu hususlarının araştırılması ve hak iddia edenlerin iddialarını yöntemince kanıtlamaları zorunludur. Somut olayda mahkemece, çekişmeli taşınmazların temyize konu (B) ve (D) bölümlerinin, fiili kullanım durumlarının ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu, kim veya kimler tarafından ne zamandan beri ne şekilde kullanıldığı yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından sorulmamış; fen bilirkişi kurulunun raporu ile yetinilmiş; tespite aykırı sonuca varıldığı halde tespit bilirkişileri dinlenilmemiştir. Eksik inceleme ve araştırmaya dayanılarak hüküm kurulamaz. O halde, doğru sonuca ulaşılabilmesi için, mahallinde yerel bilirkişi ve taraf tanıklarının katılımı ile keşif yapılarak davacının göstermesi ve teknik bilirkişi yardımı ile dava konusu edilen taşınmaz bölümleri belirlenmeli, temyize konu çekişmeli taşınmaz bölümlerinin fiilen hangi tarihten beri kim veya kimler tarafından kullanıldığı, kullanımın ne şekilde sürdürüldüğü etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, beyanlar arasında çıkabilecek çelişkiler giderilmeye çalışılmalı, tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde ise tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilmeli, fen bilirkişisinden taşınmazların kullanım durumunu ve varsa taşınmaz bölümleri üzerindeki muhdesatı açıkça gösterir, denetime açık ve keşfi takibe imkan verir rapor ve harita düzenlemesi istenmeli, bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davalı … ve …’nun temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın talep halinde temyiz edenlere iadesine, 25.06.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.