YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6725
KARAR NO : 2013/7844
KARAR TARİHİ : 05.07.2013
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : 3402 SY’NIN 41.MD.Sİ UYARINCA YAPILAN DÜZELTME İŞLEMİNİN İPTALİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro Müdürlüğünce 3402 sayılı Yasa’nın 41. maddesine göre re’sen yapılan düzeltme işlemi sonucu verilen kararla …. (…..) Köyü çalışma alanında ve ……. ve … adına tapuda kayıtlı bulunan 122 parsel sayılı 100500 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın yüzölçümü 82290,77 metrekare olarak düzeltilmiştir. Davacı … ve müşterekleri, yapılan düzeltme işleminin hatalı olduğu iddiası ile yasal süresi içinde dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişme konusu 122 sayılı parselin 100500 metrakare olan yüzölçümünün 82290.77 metrekare olarak düzeltilmesine ilişkin Kadastro Müdürlüğü kararının kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı … temsilcisi Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, Kadastro Müdürlüğünce Kadastro Kanunu’nun 41. maddesince yapılan düzeltme işlemine konu kararın, dava konusu taşınmaza ilişkin doğru ölçü değerlerinin paftaya yanlış aktarılmak suretiyle kabul edilebilir miktar dışında 16.216.68 metrekarelik bir eksiklik oluştuğu belirlendiğinden düzeltme işleminin iptali gerektiği kabul edilmek suretiyle karar verilmiş ise de; Mahkemece yapılan araştırma, inceleme hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Kadastro Müdürlüğünce toplulaştırma nedeniyle yapılan sayılaştırma sonucunda parselin hesaplanan yüzölçümü ile tescili yapılan yüzölçümü arasında tecvizi aşan farkların bulunduğunun tespiti üzerine, ölçü ve tersimatta hata olmadığı, yapılan hatanın eski bir metod olan planimetre çevrisi sırasında yapılmış olduğu kabul edilerek 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 41. maddesi uyarınca çekişme konusu 122 sayılı parselin 100500 metrekare yüzölçümü 82290.77 metrekare olarak düzeltilmesine karar verilmiştir. Davacı tapu malikleri bu düzeltme işlemine karşı dava açmıştır. Dava konusu taşınmaz hakkında Kadastro Müdürlüğü’nün düzeltme kararı ve dayanağı teknik rapor ile mahkemece keşif sonucu alınan rapor arasında çelişki bulunduğu gibi, her iki rapora göre de düzeltmenin nereden kaynaklandığı, taşınmazın orijinal ölçü değeri alınmasına rağmen aktarımın paftaya mı yanlış aktarıldığı yoksa ölçü değerlerinin mülkiyet sınırlarına aykırı olarak mı tespit edilmiş olduğu anlaşılmamaktadır. Mahkemece hükme esas alınan rapor 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 41. madde uygulamasına ilişkin “Kadastro Sırasında veya Sonrasında Yapılan İşlemlerle Geometrik Durumları Kesinleşmiş Olan Taşınmazlarda Ölçü, Sınırlandırma, Tersimat ve Hesaplamalardan Doğan Hataların Düzeltilmesine İlişkin” Yönetmelik hükümlerine de uygun bulunmamaktadır. Böylece ihtilafın mülkiyete mi yoksa 41. maddeye ilişkin mi bulunduğu tam olarak anlaşılamamaktadır. Hal böyle olunca ihtilafın 41. madde kapsamında mı yoksa mülkiyet ihtilafı mı olduğu, tecvizi aşan farkın nereden kaynaklandığı hususu kesin olarak belirlenmelidir. Bu nedenle taşınmaz başında yeniden 3 kişilik harita mühendisi kurulu katılımı ile keşif yapılarak teknik bilirkişilerden düzeltmeye dayanak teknik rapor ve dosyaya ibraz edilen önceki rapor irdelenmeli, yönetmelik hükümlerine uygun ve denetime elverişli şekilde bilimsel verilere dayalı rapor alınmalı, alınan bu rapor değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 05.07.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.