Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/6775 E. 2013/7340 K. 26.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6775
KARAR NO : 2013/7340
KARAR TARİHİ : 26.06.2013

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “Davalı …’ın bildirdiği tanıkların keşifte hazır olmaları için usulünce davet edilmeleri, tarafların zilyetliğinin başlangıcı, sürdürülüş biçimi, aralarındaki ortak sınırın neresi olduğu hususlarında tanıklardan açıklayıcı bilgiler alınması, davacının dayandığı satış senetlerinin kapsamlarının belirlenmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 166 ada 12 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen bölümünün davacı …, aynı raporda (A) harfi ile gösterilen bölümünün davalı … adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, verilen kesin süre içerisinde davalı tarafından tanıkları için davetiye gideri yatırılmadığı gerekçesiyle davalının yeniden keşif yapılmasına ilişkin talebi yerinde görülmeyerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de; varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. 22.12.2011 tarihli celsede davacıya keşif yolluğu ve tanık ücretini yatırması konusunda iki haftalık kesin süre verildiği, bu süre içerisinde belirlenen miktar ödenmediği halde keşif günü yatırılan gider ile keşfe gidildiği ve hazır bulunan bir davacı tanığı dinlenmek suretiyle keşfin yapıldığı anlaşılmaktadır. Davalı yan keşif sırasında ve sonraki savunmalarında, iki haftalık kesin süre içerisinde davacı taraf için öngörülen masraf yatırılmadığı için keşfin yapılmayacağı düşüncesiyle kendisinin de tanık giderini yatırmadığını ve keşif günü de tanıklarını hazır edemediğini ileri sürmüş, öncelikle keşfin yapılmamasını, keşfin yapılmasından sonra ise tanıklarının dinlenmesi için yeniden keşif yapılmasını talep etmiştir. 22.12.2011 tarihli celsede aynı ara karar ile her iki tarafa da yüklenen külfetin belli sürede yerine getirilmesi istendiği halde taraflardan birine bu süre geçtikten sonra da ileri sürdüğü delile dayanma hakkı tanıyıp, diğer tarafı bu haktan yoksun bırakmak adil yargılanma ilkesinin temel prensiplerinden olan silahların eşitliği ilkesine aykırıdır. Hal böyle olunca, Mahkemece yeniden keşif günü belirlenerek masrafı davalı tarafça karşılandığında taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, davetiye ve diğer giderleri yatırılarak katılımlarının sağlanması halinde tanıklar taşınmaz başında dinlenerek davacıyla davalının zilyetliğinin başlangıcı, süresi ve zilyetliğinin sürdürülüş şekli, her iki tarafın taşınmazları arasındaki ortak sınırın neresi olduğu, davacı taraf senet deliline dayanmaktan
vazgeçtiğini ileri sürdüğüne göre taşınmazdaki zilyetliğinin neye dayalı olduğu, kadastro tespit tarihine kadar en az 20 yıl süreyle zilyet olup olmadığı hususları sorulup saptanmalı, ondan sonra ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Davalı … vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 26.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.