Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/6958 E. 2013/10403 K. 05.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6958
KARAR NO : 2013/10403
KARAR TARİHİ : 05.11.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TESCİL

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden … vekili Avukat … ile Hazine vekili Avukat …..geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacılar ……. ve … vekili 15.04.2011 tarihli dava dilekçesi ile, ….. Mahallesi sınırları içinde ve Eski …. (….) mevkiinde bulunan yaklaşık 40 dekar büyüklüğündeki (tescil harici) taşınmazın davacılar adına tescili istemiyle irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar … ve müşterekleri vekili ile Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; çekişmeli taşınmazın bulunduğu bölgenin İzmir Bölge Nazım İmar Planı Revizyon Planında özel nitelikli taşkına maruz alanda kaldığı, uygulama imar planı içinde kalmadığı, bu nitelikteki yerlerin zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığı kabul edilerek karar verilmiş ise de, mahkemenin kabul ve değerlendirmesi dosya içeriğine uygun bulunmamaktadır. “İhya edilen taşınmaz mallar” Karar başlıklı 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 17. maddesine göre, “orman sayılmayan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen araziden, masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilerek tarıma elverişli hale getirilen taşınmaz mallar 14’üncü maddedeki şartlar mevcut ise imar ve ihya edenler veya halefleri adına, aksi takdirde Hazine adına tespit edilir. İl, ilçe ve kasabaların imar planının kapsadığı alanlarda kalan taşınmaz mallarda bu hüküm uygulanmaz.” Çekişmeli taşınmazın 13.02.1965 tarihinde kesinleşmiş kadastro çalışmaları sırasında tespit harici kaldığı anlaşılmaktadır. Yine, çekişmeli taşınmazın önce köy iken sonra belediye sınırları içine alınmakla mahalle statüsü kazanan Emiralem Mahallesi sınırları içinde kaldığı da anlaşılmaktadır. Mahkemece; çekişmeli bölümün kadastro çalışmaları sırasında neden tespit harici bırakıldığı, çekişmeli bölümün kadastro tespit günü itibariyle niteliğinin ne olduğu ile çekişmeli bölümün hangi tarihte imar planı sınırları içine alındığı açıklığa kavuşturulmadan karar verilmiştir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 17 ve 14. maddeleri hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; imar ve ihyanın tamamlandığı tarih ile çekişmeli taşınmazın imar planı içine alındığı tarih arasında zilyetlikle edinme süresinin gerçekleştiğinin belirlenmesi halinde, ilgili yararına kazanılmış hak oluşacağının ve oluşan bu hakkın korunması gerektiğinin kabulü zorunludur. Bu hususları belirlemek amacıyla Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Eksik araştırma, inceleme ve uygulama ile karar verilemez. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için; çekişmeli taşınmazın kadastro tespiti sırasında neden tespit harici bırakıldığı, kadastro tespit günü itibariyle belirlenen niteliğinin ne olduğu ile çekişmeli taşınmazın hangi tarihte imar planı sınırları içine alındığı ilgili kurumlardan sorulup kesin olarak saptanmalıdır. Çekişmeli taşınmazın tespit dışı kaldığı tarih ile imar planı sınırları içine alındığı döneme ait bölgeye ait tüm hava fotoğrafları da dosya içine getirtilmelidir. Bundan sonra yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları, üç kişiden oluşacak ziraatçi bilirkişi kurulu, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi ile uzman bilirkişi hazır olduğu halde yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte çekişmeli taşınmazın öncesinin ne olduğu, kadastro tespit günü itibariyle hangi nitelikte bulunduğu, üzerinde imar ve ihya faaliyetlerinin ne zaman başlayıp ne zaman tamamlandığı, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şekli ve süresinin ne olduğu gibi hususlar tek tek ve olaylara dayalı olarak yerel bilirkişi kurulu ile taraf tanıklarından sorulup saptanmaya çalışılmalıdır. Yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler, gerektiğinde yüzleştirme yapılarak yöntemince giderilmeye çalışılmalıdır. Ziraatçı bilirkişi kurulundan çekişmeli bölümün güncel tarımsal niteliği ile bu bölümün ne zaman imar ve ihya edilmiş sayılabileceği sonrasında bu bölüm üzerinde sürdürülen zilyetliğin şekli ve süresi hususlarında bilimsel verilere dayalı ayrıntılı rapor alınmalıdır. Jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiden, kazanma evresini de kapsayacak şekilde ve üç ayrı dönemde bindirmeli olarak çekilmiş hava fotoğrafları üzerinde stereskopik aletlerle inceleme yapılarak, çekişmeli taşınmazın imar-ihya öncesindeki niteliğinin ne olduğu, imar-ihyaya hangi tarihte başlandığı ve ne zaman tamamlandığı, imar-ihyanın bitirilişinden itibaren tarımsal amaçlı zilyetliğin hangi dönemde sürdürüldüğünü bildirir; harita çizim programı vasıtasıyla ölçekleri eşitlenmiş taşınmaz sınırları fotoğraflar üzerine aktarılmış ayrıntılı rapor alınmalıdır. Keşfe katılacak fen bilirkişisinden; yapılacak keşif ve uygulamayı işleyip denetlemeye olanak verir, yerel bilirkişi ve tanıklarca gösterilmiş sınırlar işaretli, kadastro paftası ile bölgeye ait imar planını çakıştırmalı şekilde gösteren ayrıntılı rapor alınmalıdır. Bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte tartışılıp değerlendirilerek, oluşursa doğabilecek çelişkiler de giderildikten sonra bir karar verilmelidir. Temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için belirlenen 990.00 TL vekalet ücretinin aleyhine temyiz olunan taraftan alınarak, duruşmada kendilerini vekil ile temsil ettiren temyiz eden taraflara verilmesine, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde davacılara iadesine, 05.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.