YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7048
KARAR NO : 2013/7935
KARAR TARİHİ : 05.07.2013
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : 3402 SY’NIN 41.MD.Sİ UYARINCA YAPILAN DÜZELTME İŞLEMİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Dava konusu …. Köyü çalışma alanında bulunan 83 parsel sayılı 57.500,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, hakkında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 41. maddesi gereği teknik hatalar düzeltme işlemi yapılarak yüzölçümü 48.524,32 metrekare olarak düzeltilmiştir. 83 parsel maliki davacı … yapılan düzeltme işleminin iptali istemiyle Kadastro Müdürlüğüne karşı dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 41. maddesi gereği yapılan düzeltme işlemlerine karşı ancak lehlerine düzeltme yapılan maliklere karşı dava açılabileceği, Kadastro Müdürlüğünün pasif dava ehliyetinin bulunmadığı kabul edilmek sureti ile hüküm kurulmuş ise de; mahkemenin kabulü dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Kadastro Müdürlüğünce re’sen yapılan düzeltme işlemlerine karşı lehine düzeltme yapılan kişilerle birlikte Kadastro Müdürlüğü de hasım gösterilebilceği gibi, düzeltme işlemi ile taşınmazların geometrik şeklinin değişmediği, ancak hesaplama hatasından söz edilerek yüzölçümlerinin değiştiği durumlarda, davanın yalnızca Kadastro Müdürlüğüne yöneltilmesi mümkündür. Somut olayımızda, Kadastro Müdürlüğünce yapılan düzeltme kararı ile eklerinde, çekişmeli taşınmazın yüzölçümünde meydana gelen değişmenin tesis kadastrosu sırasında yapılan hesaplamalarda planimetre karnesinde 131 olması gereken rakamın 231 olarak yazılıp hesabın buna göre yapılmasından kaynaklandığı açıklanmıştır. Hal böyle olunca, husumetin bu aşamada Kadastro Müdürlüğüne yöneltilmesinde bir usulsüzlük bulunmamakta olup mahkemece işin esasına girip yeterli inceleme ve araştırma yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 05.07.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.