YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7222
KARAR NO : 2013/7771
KARAR TARİHİ : 04.07.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucunda ….. Köyü çalışma alanında bulunan 101 ada 199 parsel sayılı 4751.48 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile davalı …, 101 ada 203 parsel sayılı 200.74 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve bağış nedeni ile davalı … adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacılar … ve müşterekleri, dava konusu taşınmazların kök miras bırakan dedeleri …’dan intikal ettiği, mirasçılar arasında paylaşım yapılmadığı iddiası ile tapu kayıtlarının iptali ve miras payları oranında adlarına tescili istemi ile dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava konusu 101 ada 203 parsel sayılı taşınmaz kadastro sırasında kök muris …’nın torunu olan … adına tespit edilerek kesinleşmiş ve tapu kaydı oluşmuştur. Davalı …’nın babası, kök muris …’nın mirasçısı olan … halen hayatta olduğuna göre tapu maliki Ahmet murisin terekesine göre 3. kişi olup mirasçı sıfatı bulunmamaktadır. Davacılar taşınmazın terekeye dahil olduğu iddiası ile dava açtıklarına ve 3. kişiye karşı açılan davada bir mirasçının miras payının adına tescili istemi ile dava açması mümkün bulunmadığına göre, mahkemece davanın bu husus gözetilerek reddi gerekirken somut bir gerekçe gösterilmeksizin yazılı olduğu şekilde esasa ilişkin hüküm kurulması isabetsiz ise de ret kararı sonucu itibari ile doğru olduğundan GEREKÇESİ BU ŞEKİLDE DÜZELTİLEREK 101 ada 203 sayılı parsel ile ilgili hükmün ONANMASINA,
2- Davacılar vekilinin 101 ada 199 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece, kök muris …’nın terekesinin paylaşıldığı ve duruşma sırasında dinlenilen tanık … tarafından ibraz edilen senet örneğine göre taşınmazın davalıya devredildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Anılan senedin aslı dosyada bulunmadığı gibi davacılar, senette isimleri altında yer alan imzaların kendilerine ait olmadığını, bu senedi ibraz eden kardeşleri … ile aralarında yargıya yansımış husumet bulunması nedeni ile adı geçenin tanık olarak yanlı beyanda bulunduğunu belirtmişlerdir.Keşif sırasında dinlenilen yerel bilirkişi ile tanık …’ın beyanı da taksim hususunda yeterli bilgiyi içermemektedir. Bu şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Doğru bir sonuca varılabilmesi için kök muris ….intikal eden ve mirasçılar adına tespit edilen taşınmazlar bulunup bulunmadığı araştırılmalı, bulunduğu takdirde bu taşınmazlara ait tutanak ve kadastro sonucu oluşan tapu kayıtları dosyaya getirtilmeli, gerekli görüldüğü takdirde hakimin davayı aydınlatma görevi nedeniyle HMK’nun 31. maddesi uyarınca taraflardan yeniden tanık bildirmeleri istenmeli, bundan sonra taşınmaz başında yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından muris …’dan intikal eden taşınmazların tüm mirasçıların katılımı ile taksim edilip edilmediği ve edilmiş ise taksimin ne zaman yapıldığı, çekişmeli taşınmazın taksime konu olup olmadığı, oldu ise taksimde kime düştüğü, taksimde her bir mirasçıya yer verilip verilmediği, kadastro tespit tarihine kadar taksimin bozulup bozulmadığı, taksimden sonra taşınmazı kimin kullandığı maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, beyanlar arasında çelişki bulunması halinde yüzleştirme yapılmak sureti ile giderilmeli, taksime dair beyanlar dosyaya getirtilecek olan murise ait taşınmazların tutanakları ile denetlenmeli, bundan sonra toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup davacılar vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine, 04.07.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.