YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7234
KARAR NO : 2013/7778
KARAR TARİHİ : 04.07.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TESCİL
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı … 15.04.2009 havale tarihli dava dilekçesinde; irsen intikal, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği, paylaşma ve satın alma nedenlerine dayanarak dilekçesinde sınırlarını belirttiği taşınmazın adına tescili istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, 05.11.2012 tarihli bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın özel mülkiyete konu tarım arazisi niteliğinde bulunduğu ve davacı lehine zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Kadastro Müdürlüğünün cevabi yazısında, dava konusu taşınmazın 766 sayılı Kanun döneminde yapılan kadastro çalışmalarında tespit dışı bırakıldığı, ancak hangi nedenle tespit dışı bırakıldığına ilişkin bir kaydın bulunmadığı bildirilmiş; fen bilirkişi raporunda ise dava konusu taşınmazın pafta haritasında “taşlık arazi” olarak gösterildiği açıklanmıştır. Davacı … imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği hukuki nedenlerine dayanarak tescil isteğinde bulunmuştur. Böyle bir taşınmazın iktisap edilebilmesi için; 3402 sayılı Yasa’nın 14 ve 17. maddeleri uyarınca; emek ve masraf sarfı suretiyle imar-ihya işlemlerinin tamamlanarak tarıma elverişli hale getirilmesi ve bu işlemlerin tamamlanmasından sonra kazanmayı sağlayacak zilyetlik süresinin geçmesi zorunludur. Keşifte dinlenen yerel bilirkişi taşınmazın önceki…. tarafından taşları temizlenmek sureti ile tarla haline getirildiğini ve zilyetliğin 20 yılı aşkın süre ile devam ettiğini söylemiş ise de imar ve ihyanın tamamlanıp tamamlanmadığı, tamamlanmış ise ne zaman tamamlandığı konusunda ayrıntılı beyan alınmadığı gibi keşif sonucu alınan zirai bilirkişi raporu da bu hususu açıklamaya elverişli değildir. Öte yandan bir arazinin kullanım süresi ile niteliğini ve üzerindeki imar-ihya işlemlerinin tamamlandığı tarihi en iyi belirleme yöntemi hava fotoğraflarıdır. Bu nedenle dava tarihinden geriye doğru 20-25 yıl öncesine ait en sonuncusu 1989 yılına veya buna en yakın yıla ait olmak üzere birbirine yakın tarihlerde çekişmiş stereoskopik hava fotoğraflarının dosya arasına konulması ve bu fotoğrafların uzman fen bilirkişilerince stereoskopla incelenmesi gerekir. Stereoskopik çift hava fotoğrafı, bir stereoskop altında incelendiğinde arazinin üç boyutlu görülmesi, taşınmazın çekim tarihindeki sınırlarının ve niteliğinin belirlenebilmesi, bu yolla ekilmeyen alanların net bir biçimde tespitinin yapılabilmesi mümkündür. Mahkemece uyuşmazlığın çözüme kavuşturulabilmesi için gerekli bulunan ve doğru yere ait uydu ve hava fotoğrafları getirtilerek açıklandığı şekilde inceleme ve değerlendirme yapılmamış; bilirkişi ve tanık
sözleri sözü edilen delillerle denetlenmemiştir. Doğru sonuca varılabilmesi için dava konusu taşınmazın hava fotoğrafları Harita Genel Komutanlığı’ndan tarihleri açıkça yazılmak suretiyle istenilerek dosya arasına konulmalı, jeodezi veya fotogrametri uzmanı harita mühendisinden oluşacak bilirkişi kurulu aracılığıyla belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik çift hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle inceleme yaptırılmalı, temin edilebilen en eski tarihli uydu fotoğrafları değerlendirilmelidir. Bundan sonra, yapılacak keşifte 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu ile çekişmeli taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğinin, imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığının ve tamamlandığının, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine çalışılmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri de bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli, fen bilirkişisinden taşınmazın kadastro paftasındaki konumunu bilgisayar programı aracılığıyla uydu ve hava fotoğraflarına aktarılması istenilmeli, 3 kişilik ziraatçi bilirkişi kurulu vasıtasıyla taşınmazın öncesi ve zirai faaliyete konu olup olmadığı hangi tarihte imar-ihyaya başlandığı, tamamlandığı ve zilyetliğin hangi tasarruflar ile sürdürüldüğü hususları özellikle irdelenmeli, bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi kabule göre de; dava, TMK.nun 713/1. maddesi uyarınca tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkin olup aynı maddenin 4.fıkrası hükmüne göre, dava konusunun mahkemece gazete ile bir defa ve ayrıca taşınmazın bulunduğu yerde uygun araç ve aralıklarla en az üç defa ilan edilmesi ve 5.fıkra hükmüne göre son ilandan başlayarak 3 aylık itiraz süresinin beklenilmesi gerektiği halde yasada öngörülen gazete ve yerel ilanlar yapılmadan tescile karar verilmiş olması da usul ve yasaya aykırı olup davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 04.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.