YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7375
KARAR NO : 2013/9293
KARAR TARİHİ : 30.09.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu Yukarıhüyük Köyü çalışma alanında bulunan … ada …, … ada …, … ada …, … ada …, … ada …, … ada …, … ada …, … ada …, … ada …, … ada …, … ada …, … ada …, … ada …, … ada … parsel sayılı sırasıyla 45.607,82, 24.579,82, 82.470,73, 36.228,01, 1.827,86, 62.894,89, 62.520,09, 38.404,10, 34.706,40, 88.038,10, 50.335,93, 75.465,85, 25.914,17 ve 20.725,82 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … ada …, … ada …, … ada …, … ada …, … ada …, … ada … …, … ada …, … ada …, … ada …, … ada …, … ada …, … ada …, … ada …, … ada … … adına tespit ve tescil edilmiştir. … mirasçısı olan davacılar …, …, …, …, … ve … , çekişmeli taşınmazların müşterek muris …’dan intikal ettiği ve mirasçılar arasında terekenin taksim edilmediği iddiasına dayanarak tapu iptal ve tescil istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile müşterek muris Halit Kaplan’ın veraset ilamına göre mirasçıları adına miras payları oranında tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, öncesi tapu kaydı ile üçüncü kişilere ait olan taşınmazların tapu dışı yolla tarafların kök murisi … tarafından satın alındığı ve kök muris … mirasçıları tarafından taksim edilmediği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Keşif sırasında dinlenen bir kısım mahalli bilirkişi ve tanıkların taşınmazların kök murisin sağlığında alındığını belirtmelerine rağmen bir kısım tanık ve bilirkişiler taşınmazların kök muris …’in ölümünden sonra davalı olan mirasçı … ve … tarafından kendi adlarına satın alındığını beyan etmişler, bir kısım tanık ve bilirkişiler ise taşınmazların kök murisin ölümünden sonra tereke adına … ve … tarafından satın alındığını beyan etmişler, mahkemece tanık ve bilirkişi beyanları arasındaki bu çelişkiler giderilmemiştir. Doğru sonuca ulaşabilmek için, mahallinde; yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle; gerektiğinde HMK’nın 31. maddesi uyarınca taraflardan yeniden tanık göstermeleri istenerek bu yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları huzuruyla yeniden keşif yapılarak, yerel bilirkişi ve tanıklardan, dava konusu taşınmazların kim tarafından ne zaman satın alındığı sorulup saptanarak, taşınmazların murisin sağlığında satın alındığının tespiti halinde bu satın almaların tereke adına olup olmadığı belirlenmeli, taşınmazların mirasçılar tarafından kök murisin ölümünden sonra satın alındığının tespiti halinde ise bu satın almaların tereke adına mı yoksa mirasçılar adına mı olduğu araştırılmalı, bu şekilde dava konusu taşınmazların kök muris Halit terekesine dahil olup olmadığı kesin olarak belirlenmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde davalılara iadesine, 30.09.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.