YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7643
KARAR NO : 2013/13749
KARAR TARİHİ : 30.12.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KULLANIM KADASTROSU
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı … 08.07.2010 havale tarihli dilekçesi ile kendisinin kullandığı ve adına zilyetlik şerhi verilen … Mahallesi çalışma alanında bulunan 1380 ada 30 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksik ölçüldüğü iddiası ile dava açmıştır. Yargılama sırasında dava konusu edilen bölümün yol olarak bırakıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın öncesinin orman olup 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkartıldığı, bu nedenle zilyetlik ile kazanılmasının mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de verilen karar dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmaz kullanım kadastrosu sırasında hakkında tutanak düzenlenmeyerek yol olarak haritasında gösterilen alanda kalmaktadır. Davacı dava konusu ettiği ve bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen bölümün kullanıcısı olduğu 1380 ada 30 sayılı parselle bütün olarak kullanıldığını ileri sürerek bu bölüm yönünden de adına kullanıcı şerhi verilmesini istemiştir. Açıklanan şekli ile dava mülkiyete ilişkin olmayıp beyanlar hanesine kullanıcı şerhi verilmesi istemine ilişkindir. Bu durumda mahkemenin taşınmazın öncesinin orman olduğu ve zilyetlik yolu ile kazanılamayacağına ilişkin gerekçesi yerinde değildir. Keşif sırasında dinlenen yerel bilirkişiler de dava konusu taşınmaz bölümünün yol olmayıp davacının arazisine dahil olduğunu, davacının kendi evine ulaşabilmek için bu bölümü şahsi yolu olarak ayırdığını belirtmişlerdir. Hal böyle olunca, davaya konu olan ve (A) harfi ile gösterilen 181,88 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bölümünün 1380 ada 30 sayılı parselle birlikte kullanıldığı anlaşıldığına göre davanın kabulü ile bu bölümün 1380 ada 30 sayılı parsele eklenmek sureti ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 30.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.