YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7710
KARAR NO : 2013/7808
KARAR TARİHİ : 04.07.2013
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın reddine ilişkin yukarda belirtilen ilamın karar düzeltme yolu ile incelenmesi … tarafından istenilmekle; inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Mahkemece davacının temyiz talebinin reddine dair ek karar davacı 08.02.2013 tarihinde tebliğ edilmiş, davacı vekilince 18.02.2013 tarihinde temyiz edilmiştir. 6100 sayılı HMK ile yürürlükten kalkan ancak temyize ilişkin hükümleri halen yürürlükte olan HUMK’nun 432. maddesinde “Temyiz, kanuni süre geçtikten sonra yapılır veya temyizi kabil olmayan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme temyiz isteminin reddine karar verir ve Yargıtaya gönderme için yatırılan parayı kullanarak ret kararını kendiliğinden ilgiliye tebliğ eder. Bu ret kararı tebliğinden itibaren yedi gün içinde temyiz edilebilir, temyiz edildiği ve gerekli giderler de yatırıldığı takdirde dosya kararı veren mahkemece Yargıtay’a yollanır.” hükmü düzenlenmiştir. Davacı vekili her ne kadar karar düzeltme isteminde mahkemenin ek kararında temyiz süresinin 15 gün olarak gösterildiğini ileri sürmüş ise de yukarıda açıklanan maddeye göre süre kanunen belirlenmiş olup 7 gündür. Hukuk Genel Kurulunun 12.12.2012 tarih ve 2012/9-1170 esas, 2012/1172 karar sayılı ilamında yasada öngörülen süreler ve bu sürelere uymamanın neticeleri açıkça belirtilmiştir. Anılan kararda 1086 sayılı HUMK ile 6100 sayılı HMK’nda öngörülen sürelerin nitelikleri bakımından, taraflar için ve mahkemeler için konulmuş süreler olmak üzere ikiye ayrıldığı, sürelerin önemli bir kısmının, taraflar için konulmuş süreler olup tarafların, bu süreler içinde belli işlemleri yapabileceği veya yapmaları gerektiği, bu süre içinde yapılamayan işlemlerin tekrar yapılamayacağı ve süreyi kaçıran taraf aleyhine sonuç doğuracağı, taraflar için konulmuş sürelerin; kanunda belirtilen süreler ve hakim tarafından belirtilen süreler olmak üzere ikiye ayrıldığı, kanunda belirtilen sürelerin; kanun tarafından öngörülmüş (cevap süresi, temyiz süresi gibi) süreler olup, bu sürelerin kesin olduğu belirtilmiştir. HGK’nun kararında da değinildiği üzere yasada mahkemelerce yapılması gereken bir kısım adli işlemler sürelere bağlanmıştır. Bu sürelerin bazılarını kanun bizzat belirlerken, bir kısmını işin özelliğine, tarafların durumlarına göre belirlemesi için hakime bırakmıştır. Kanuni süreler açıkça belirtilen ayrıcalıklar dışında kesindir. Bu nedenle HUMK.’nun 159. ve halen yürürlükte olan …nun 90. maddesinde belirtildiği gibi kanunun tayin ettiği süreler hakim tarafından azaltılıp çoğaltılamaz. Bu açıklamalar ışığında hakimin kanunda belirlenen süreyi çoğaltmasına ilişkin tasarrufu sonuç ifade etmeyecek olup, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin açıklanan nedenlerle REDDİNE, aynı Kanun’un 442. maddesi uyarınca 219.00 TL para cezasının düzeltme isteminden bulunandan alınmasına, karar düzeltme harcı peşin yatırıldığından red harcı alınmasına yer olmadığına, 04.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.