Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/8201 E. 2013/9348 K. 01.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8201
KARAR NO : 2013/9348
KARAR TARİHİ : 01.10.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı …, Esentepe Köyü çalışma alanında bulunan ve kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmaz hakkında irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne teknik bilirkişi raporunda gösterilen 1937,91 m2 yerin davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; dava konusu teknik bilirkişi raporunda gösterilen 1937,91 metrekare yüzölçümlü taşınmazın eklemeli olarak 20 yılı aşkın süredir davacı tarafından kullanıldığı, zilyetliğin ekonomik amaca uygun olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Keşifte yerel bilirkişi dinlenmemiştir. Mahkemece taraflara usulüne uygun kesin süre ihtaratını içerir tanık listesi sunmak üzere süre verilmemiş, yapılan keşif ara kararında davacı tanıkları için herhangi bir hüküm kurulmamıştır. Dava konusu yer, 1955 yılında yapılan tapulama sırasında “taşlık” niteliğiyle tespit dışı olup tespit dışı bırakılma tarihindeki niteliğine göre, imar-ihyaya muhtaç bulunan yerlerden olmasına rağmen imar-ihya yoluyla kazanım koşulları yönünden yeterince araştırma yapılmamıştır. Bir arazinin kullanım süresi, niteliği ve üzerinde imar-ihya işlemlerinin tamamlandığı tarihi en iyi belirleme yöntemi hava fotoğraflarıdır. Mahkemece doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle; Harita Genel Komutanlığı’ndan 1988-1995 ve 2000 yıllarını kapsayacak ancak ayrı tarihlere ait olmak üzere yüksek çözünürlüklü en az üç tane hava fotoğrafı; İl Kadastro Müdürlüğü’nden bu fotoğraflara dayanılarak düzenlenmiş fotoplan, fotogrametrik ve fotometrik paftalar getirtilmelidir. Bundan sonra taraflara zilyetlik tanıklarını ve delillerini bildirmek üzere süre ve imkan tanınmalı, ondan sonra HMK’nın, 243, 244, 259 ve 290/2. maddeleri uyarınca yerel bilirkişi, davacı ve davalı tanıklarının davetiye ile çağrılarak, 3
kişilik ziraat mühendisleri kurulu, jeodezi veya fotogrametri uzmanı harita mühendisinden oluşacak bilirkişi heyeti aracılığı ile mahallinde yeniden yapılacak keşifte, belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik çift hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle inceleme yaptırılarak; çekişme konusu taşınmaz hava fotoğraflarında gösterilmeli, hava fotoğrafları ile pafta ölçeği harita çizim programları kullanılarak eşitlenip, çakıştırılmalı bu yerin önceki ve şimdiki niteliğinin, imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığının ve tamamlandığının, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine çalışılmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri de bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporuyla denetlenmeli, zeminin zirai faaliyete konu olup olmadığı hususu ile taşınmazın davacıya intikal şekli ve zamanı özellikle irdelenmelidir. Ayrıca dava konusu taşınmaza komşu bulunan parsellerin kadastro tutanakları ve varsa dayanağı olan tapu veya vergi kayıtları getirtilerek yapılacak olan keşifte yerel bilirkişi ve taraf tanıkları aracılığı ile dava konusu taşınmaz yönünü ne olarak ve kimi okuduğu belirlenmelidir. Davacının babası adına senetsizden zilyetliğe dayalı olarak tescil edilen taşınmaz bulunup bulunmadığı Adliye Yazı İşleri Müdürlüğü, Kadastro ve Tapu Müdürlüklerinden ayrı ayrı sorularak varsa, bu şekilde tespit edilen taşınmazların kadastro tespitlerinin kesinleşme durumlarını da gösterir biçimde tespit tutanaklarının onaylı örnekleri, kesinleşmiş olanların kadastro sonucu oluşan tapu kayıtları getirtilerek dosyasına konulmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 01.10.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.