Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/836 E. 2013/2007 K. 19.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/836
KARAR NO : 2013/2007
KARAR TARİHİ : 19.03.2013

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
Yargıtay bozma ilamında özetle; “Nisan 1327 tarih ve 6 numaralı tapu kaydı maliki …’in 1340 yılında öldüğü ve intikal tarihine kadar 20 yıldan fazla zaman geçtiği, davacı ile kayıt maliki arasında mirasçılık ilişkisinin bulunmadığı, bu sebeple dava edilen bölüm hakkında davacı yararına zilyetlikle iktisap şartlarının oluşup oluşmadığının araştırılması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddi ile çekişmeli taşınmazın payları oranında İbrahim mirasçıları adlarına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, Anayasa Mahkemesinin Medeni Kanun’un 713. maddesinin ikinci fıkrasındaki “yirmi yıl önce ölmüş” ibaresini iptal ettiği, bu kararın kadastro mahkemeleri için de geçerli olduğu, çekişmeli taşınmazı kapsayan tespit dayanağı tapu kaydının hukuki değerini yitirmediği kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de; varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Somut olayda uygulanması gereken yasa maddesi Medeni Kanun’un 713. maddesi değil, 27.11.1992 tarih ve 1991/17759 Esas, 1992/13824 sayılı bozma kararında belirtilen 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 13/B-c maddesidir. Söz konusu madde tespit günü ve karar tarihi olan 08.12.2012 tarihi itibarıyla yürürlükte olup, hükümden sonra 03.05.2012 tarihinde 6302 sayılı Yasa’nın 4. maddesi ile Kadastro Kanunu’nun 13/B-c maddesindeki “ölmüş olma hali” yasa metninden çıkarılmıştır.Yasa değişikliğinin yürürlük tarihinden sonra meydana gelen olaylarda uygulanacağı ve geçmişe etkili olmayacağı müktesep hakların korunacağı uygulamada istikrar kazanmıştır. Hal böyle olunca dava tarihinde yürürlükteki haliyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 13/B-c maddesine göre değerlendirme yapılıp sonucuna göre bir karar vermek gerekir. Kaldı ki Yargıtay bozma ilamına uymakla kazanılmış hak doğar. Yeni yasal düzenlemede kazanılmış hakkı kamu düzeni gerekçesiyle ortadan kaldırmaya elverişli bir açıklık da bulunmadığına göre uyulan bozma kararının gereğinin yerine getirilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır. Davacının temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz karar harcının talep halinde davacı tarafa iadesine, 19.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.