YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9163
KARAR NO : 2013/10442
KARAR TARİHİ : 07.11.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucunda Apa Beldesi çalışma alanında bulunan 146 ada 20 parsel sayılı 31221,87 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı nedeni ile davalı Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı …, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın davacı tarafın zilyet ve tasarrufunda olduğu, sehven Hazine adına tescil edildiği sonucuna varılarak hüküm kurulmuş ise de mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmaz tapu kaydına dayanılarak davalı Hazine adına tespit ve tescil edilmesine rağmen, mahkemece tespit dayanağı olan tapu kaydı tesisinden itibaren getirtilmemiş, yöntemine uygun şekilde tapu kaydı uygulaması yapılmamış, tapulu taşınmazın zilyetlik ile kazanılmasının mümkün olup olmayacağı üzerinde durulmamıştır. O halde mahkemece tespit dayanağı olan tapu kaydı tesisinden itibaren varsa dayanakları ve oluşum belgeleri ile birlikte getirtilmeli, çekişmeli taşınmazı ve çevreyi iyi bilen yaşlı, yansız mahalli bilirkişiler, taraf tanıkları uzman fen bilirkişisi ile taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, keşif sırasında Hazine tapu kaydı okunarak sınırları yerel bilirkişilerce zeminde tek tek gösterilmeli, yerel bilirkişilerce gösterilmeyen sınırların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, bilirkişi ve tanıkların zeminde gösterdikleri sınırlar teknik bilirkişiye haritasında işaret ettirilmeli, tapu kaydının dayanağı haritasının bulunması halinde 3402 sayılı Yasa’nın 20/A fıkrası gereğince uzman bilirkişi aracılığıyla zemine uygulanarak kaydın kapsamı haritasına göre belirlenmeli, bilirkişi ve tanıkların kayıt uygulaması ile ilgili beyanları komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, teknik bilirkişiye uygulanan tapu kaydının kapsamını belirtir ve keşfi takibe imkan verir krokili ve ayrıntılı rapor tanzim ettirilmeli, taşınmazın tümünün ya da bir kısmının tapu kaydının kapsamında kalıp kalmadığı duraksamasız tespit edilmeli, taşınmazın ne zamandan beri kim tarafından ne şekilde kullanıldığı olaylara dayalı olarak tanık ve mahalli bilirkişi beyanları ile belirlenmeli, davacı zilyetliğe dayandığına göre tapu kaydının oluşum nedenine göre tapulu taşınmazın zilyetlikle kazanılıp kazanılamayacağı (tapu kayıt tarihinden önce gerçekleşen zilyetlik) tartışılmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Belirtilen yönler göz ardı edilerek yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi kabule göre de; bir şahsın aynı çalışma alanında belgesiz zilyetlik yolu ile kuru arazide en fazla 100, sulu arazide ise 40 dönüm yer edinebileceği göz önüne alınmak sureti ile bu konuda gerekli araştırma ve inceleme yapılmadan karar verilmiş olması da isabetsiz olup, davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 07.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.