YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9164
KARAR NO : 2013/10443
KARAR TARİHİ : 07.11.2013
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TESCİL
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı … vekili 22.12.2008 havale tarihli dava dilekçesinde, kadastro tespiti sırasında ….. Köyünde bulunan ve müvekkilinin paydaş olduğu 147 ada 489 sayılı parsel ile 492 ve 493 sayılı parseller arasında yol olarak bırakılan taşınmazın gerçekte yol olmadığını ileri sürerek bu bölümün 489 parsel sayılı taşınmaza eklenmesi istemi ile dava açmıştır. Yargılama sırasında … …. ve müşterekleri, aynı nedenlerle davacı yanında davaya katılmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, 08.06.2011 tarihli fen bilirkişisi rapor ve krokisinde (B) harfi ile gösterilen taşınmazın 147 ada 489 sayılı parsele ilave edilmek sureti ile söz konusu parselin 4343,01 m2 yüzölçümü ile ve eşit paylarla davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro sırasında yol olarak bırakılan taşınmazın tescili istemine yöneliktir. Tescile ilişkin davalarda Hazine yanında ilgili kamu tüzel kişiliğinin de taraf olması zorunludur. Taraf teşkili dava şartlarından olup, bu şart yerine getirilmeden davanın esasına girilemez. Somut olayda ….. sınırları içinde bulunan ve kadastro sırasında yol olarak bırakılan taşınmaz hakkında tescil istemi ile dava açıldığına göre Hazine yanında …… Köyü Tüzel Kişiliğinin de davada taraf olarak yer alması gerekirken taraf koşulu sağlanmadan davanın esasına ilişkin karar verilmesi isabetsizdir. Öte yandan mahkemece taşınmaz başında yapılan keşifte dava konusu edilen yerin öncesinin kadim yol olup olmadığı yönünde yerel bilirkişi ve tanık dinlenmeksizin sadece fiili durum ve gözlemle yetinilerek dava konusu edilen bölümün yol olmadığı sonucuna varılmış, ayrıca bu bölüm üzerinde davacı tarafın ekonomik amaca uygun zilyetliğinin bulunup bulunmadığının yeterince araştırılmamış olması nedeniyle de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle davanın yasal hasmı olan …. Köyü Tüzel Kişiliğine de davanın yöneltilmesi sağlanarak taraf koşulu sağlanmalı, bundan sonra taşınmazın bulunduğu yeri iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız yerel bilirkişiler, taraflarca delil listelerinde bildirilen tanıklar hazır olmak üzere yapılacak keşifte, yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin ne olduğu, öncesinde ekonomik amaca uygun tarımsal faaliyette bulunulup bulunulmadığı, davacı tarafın zilyetliğinin başlangıcı ve sürdürülüş şekli, kadastro tespit gününe kadar zilyetliğin ne kadar süredir devam ettiği, kadim yol olup olmadığı hususlarında ayrıntılı bilgi alınmalı, ziraatçi bilirkişiden taşınmazın öncesi ve zirai faaliyete konu olup olmadığı, zilyetliğin hangi tasarruflar ile sürdürüldüğü, yol olarak kullanılıp kullanılmadığı hususlarını içeren ayrıntılı rapor alınmalı, bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 07.11.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.