YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9240
KARAR NO : 2013/10756
KARAR TARİHİ : 14.11.2013
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında ….. Köyü çalışma alanında bulunan 135 ada 82 parsel sayılı 1663,87 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle eşit hisselerle … ve arkadaşları adına tespit edilmiştir. Davacı … kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak çekişmeli taşınmazın bir kısmına yönelik olarak dava açmıştır. Yargılama sırasında Hazine, çekişmeli 135 ada 82 parselde davacı ve davalı tarafın herhangi bir hakkının bulunmadığı iddiasına dayanarak davaya katılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, 135 ada 82 parselin içerisinde bulunan 26.05.2011 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 93,32 metrekare ve (B) harfi ile gösterilen 134,86 metrekare, toplam 226,18 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın davacı … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … ve müdahil Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Müdahil Hazine’nin temyizi yönünden;
1-) Yargılama aşamasında Hazine 21.06.2011 havale tarihli dilekçe ile müdahale talebinde bulunmuş, 28.07.2011 tarihli celse de müdahil olarak davaya kabulüne karar verildiği halde müdahil Hazine nihai kararda karar başlığında gösterilmeyip talebi ile ilgili herhangi bir hüküm de oluşturulmamıştır. HMK’nın 297. maddesi gereğince müdahil Hazinenin karar başlığında gösterilmemesi, talebi hakkında araştırma, inceleme ve değerlendirme yapılmaması ve olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmamış olması isabetsizdir.
Davalı …’ın temyiz itirazlarına gelince;
2-) Mahkemece, çekişmeli 135 ada 82 parsel sayılı taşınmazın temyize konu bölümü üzerinde davacı yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesinde düzenlenen edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme karar için yeterli bulunmamaktadır. Eksik araştırma ve inceleme ile karar verilemez. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için; üç kişiden oluşacak yerel bilirkişi heyeti, tüm tespit bilirkişileri ve 6100 sayılı HMK’nın 31. maddesi uyarınca tarafların bildireceği zilyetlik tanıkları hazır olduğu halde mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte, çekişmeli taşınmazın temyize konu bölümü üzerinde hangi taraf yararına zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleştiği, davacı tarafın zilyetliğinin başlangıç ve sürdürülüş tarihi, 20-30 yıldan bu yana çekişmeli taşınmazın temyize konu bölümünün sürülmemesinin terk iradesine dayalı olup olmadığı hususları tek tek ve olaylara dayalı olarak yerel bilirkişi ve tarafların tanıklarından sorulup saptanmaya çalışılmalı; bilirkişi ve tanık sözleri arasında doğabilecek çelişkiler yöntemince giderilmeli; tespite aykırı sonuçlara ulaşılması halinde tüm tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek aykırılıkların giderilmesine çalışılmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Diğer yandan, hükmün açıklandığı 03.05.2012 tarihli duruşma tutanağında Hakim imzasının bulunmaması da 6100 sayılı HMK’nın 297/1-d ve 298/4. maddelerine aykırılık teşkil etmektedir. Müdahil Hazine temsilcisinin 1 nolu bentte, davalı …’ın 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davalıya iadesine, 14.11.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.