YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9487
KARAR NO : 2013/9137
KARAR TARİHİ : 27.09.2013
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında Turgut Özal Mahallesi çalışma alanında bulunan … ada … parsel sayılı 11492,44 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, ham toprak vasfı ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar … ve …, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın eşit hisselerle davacılar adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı taraf yararına zilyetlik yolu ile mülk edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ne var ki taşınmazın niteliğinin belirlenmesi yönünden hava fotoğraflarından yararlanılmadığı gibi, bitişiğinde dere yatağı bulunmasına rağmen, jeolog bilirkişi aracılığı ile dere yatağı olup olmadığı konusunda inceleme de yapılmamıştır. Taşınmazın kullanım süresi, niteliği ve imar-ihyaya muhtaç yerlerden ise buna ilişkin işlemlerin tamamlandığı tarihi belirlemek için en iyi yöntem hava fotoğrafları incelemesidir. Bunun için iktisap devresini kapsayan en az üç ayrı zamana ait 1/20000 veya 1/25000 ölçekli hava fotoğraflarının dosyada yer almış olması ve bu fotoğrafların stereoskop aletiyle incelenmesi gerekir. Ayrıca, hava fotoğrafı, bir stereoskop altında incelendiğinde arazinin üç boyutlu görülmesi, taşınmazın sınırlarının belirlenebilmesi ve bu amaçla ekilemeyen bakir alanların net bir biçimde tespitinin yapılabilmesi mümkündür. O halde Mahkemece doğru sonuca varılabilmesi için, iktisap devresine ait üç ayrı tarihte çekilmiş hava fotoğrafları ve memleket haritaları usulüne uygun ve tarihleri açıkça yazılmak suretiyle getirtilmeli, varsa komşu parsellere tespit sırasında uygulanan tapu ve vergi kayıtları getirtilmeli, bundan sonra, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, yerel bilirkişi ve tarafların aynı yöntemle göstereceği tanıkları ile ziraat mühendisi, kadastro fen ve jeolog bilirkişi kurulu marifetiyle taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, jeodezi ve fotoğrametri mühendisine stereoskop aletiyle yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda inceleme yaptırılarak taşınmazın niteliği, öncesinin imar-ihyaya muhtaç yerlerden olup olmadığı, bu nitelikteki yerlerden ise taşınmazın
2013/9487-9137
hangi tarihte kim tarafından imar-ihyasına başlandığı, imar-ihyanın hangi tarihte bittiği, imar-ihyanın tamamlandığı tarihten kadastro tespitinin yapıldığı tarihe kadar taşınmaz üzerinde ekonomik amacına uygun tarımsal zilyetliğin kim tarafından ne şekilde ve ne kadar süre ile sürdürüldüğünün belirlenmesine çalışılmalı, tanık ve yerel bilirkişi sözleri, bilimsel esaslara göre hazırlanan bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli, beyanlar arasında çelişki bulunması halinde giderilmesine çalışılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca ulaşılmalıdır. Mahkemece bu hususlar gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 27.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.