YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9602
KARAR NO : 2013/8188
KARAR TARİHİ : 16.09.2013
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sırasında Hürriyet Mahallesi, 6056 ada 1 parsel sayılı 60,10 metrekare ve 6056 ada 9 parsel sayılı 339,75 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, 6056 ada 1 parselin …’ın, 6056 ada 9 parselin …’ın kullanımında olduğu şerhi verilerek Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, …, dava konusu taşınmazlar içerisinde sınırlarını göstereceği taşınmaz bölümlerinin kendi zilyetliğinde olduğu iddiasıyla bu bölümler yönünden lehine zilyetlik şerhi verilmesi talebi ile dava açmıştır. Mahkemece davanın usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, verilen kesin süre içerisinde davacı tarafından gider avansının yatırılmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Dava, gider avansının düzenlendiği 6100 sayılı HMK’nın yürürlük gününden önce 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun yürürlükte olduğu tarihte açılmış olup anılan yasada bu düzenlemeyle paralel bir düzenleme yer almamış olması nedeniyle, gider avansının dava şartı olduğundan söz edilemez. Hal böyle olunca, 12.12.2012 tarih ve 2012/1170-1172 sayılı HGK kararında da vurgulandığı üzere 1086 sayılı Kanun zamanında açılmış ve tahkikat aşamasına geçilmiş dosyalarda sadece delil avansı istenebileceği, gider avansı istenemeyeceği nazara alınarak davanın esasına ilişkin araştırma ve inceleme yapılıp, gerektiğinde ve koşulları sağlandığında 3402 sayılı Yasa’nın 36. maddesi uyarınca belirlenecek delil (keşif) avansının yatırılması bakımından ilgilisine süre verilerek keşif yapılması sağlanarak toplanıp değerlendirilecek delillerin sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 16.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.