YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9999
KARAR NO : 2013/11375
KARAR TARİHİ : 25.11.2013
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : UYGULAMA KADASTROSU
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Uygulama kadastrosu sırasında tapuda davacı … adına kayıtlı olan …. Köyü çalışma alanında bulunan eski 740 parsel sayılı 10.000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 13467 ada 47 parsel numarasıyla ve 8.879,7 metrekare yüzölçümlü olarak, tapuda davacı … ve … … adına kayıtlı olan …. Köyü çalışma alanında bulunan eski 741 parsel sayılı 13.000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 13467 ada 48 parsel numarasıyla ve 12.563,15 metrekare yüzölçümlü olarak, tapuda davalı … adına kayıtlı olan … Köyü çalışma alanında bulunan eski 742 parsel sayılı 5.000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 13467 ada 49 parsel numarasıyla ve 5.498,86 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. Davacılar … … ve … … mirasçıları, kendilerine ait 47 ve 48 parsel sayılı taşınmazlarının miktarının azaldığı bu azalmanın da 49 parselden kaynaklandığı iddiasıyla dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda 13467 ada 47, 48 ve 49 parsel sayılı taşınmazların tapu kütüğüne aynen aktarılmasına, sınırlarının ve yüzölçümlerinin hükme dayanak yapılan fen bilirkişisi raporunda belirtildiği şekilde düzeltilmesine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemenin 25.06.2013 tarihli gerekçeli kararı ile “Davanın kısmen kabul kısmen reddine, dava konusu 13467 ada 47, 48, 49 parsel sayılı taşınmazların tapu kütüğüne aynen aktarılmasına ve sınırlarının ve yüzölçümlerinin düzeltilmesine” karar verilmiştir. Mahkeme kararından davanın hangi yönlerden kabul, hangi yönlerden reddedildiği anlaşılamamış ve bu şekilde gerekçeli kararın hüküm fıkrası içinde çelişki yaratılmıştır. 6100 sayılı HMK’nın 297. maddesinde taleplerin her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Gerekçeli kararın kendi içinde çelişkili olması yargılamanın aleniliği ilkesine aykırı ve mahkemelere olan güveni sarsıcı niteliktedir. Temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine, 25.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.