YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11422
KARAR NO : 2015/1314
KARAR TARİHİ : 19.02.2015
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : 3402 SAYILI YASANIN 41. MADDESİ UYARINCA YAPILAN DÜZELTME İŞLEMİNİN İPTALİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro Müdürlüğünce 3402 sayılı Yasa’nın 41. maddesine göre re’sen yapılan düzeltme işlemi sonucu verilen kararla davacı … adına kayıtlı bulunan 244 parsel sayılı 1.300,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın yüzölçümü 520,24 metrekare olarak düzeltilmiştir. Davacı … yapılan düzeltme işlemi ile …ye ait taşınmazın yüzölçümünün küçültüldüğünü, davalılar adına kayıtlı 221 ve 222 parsel sayılı taşınmazların yüzölçümlerinin ise arttığını öne sürerek düzeltme işleminin iptali istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece iptali istenen düzeltme kararının …ye tebliğ edildiği tarihten itibaren 30 günlük yasal sürenin geçirilerek eldeki davanın açıldığı gerekçe gösterilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Dosya içeriğine göre davalı …ye posta yoluyla tebligatın yapılmadığı, 22.11.2011 tarihli Kadastro Müdürlüğünce düzenlenen tebliğe dair belge de “elden teslim aldım” ibaresi altında “…” yazılı kaşenin altında imzanın bulunduğu görülmekte ise de adı geçenin tebliğ almaya yetkili olup olmadığı dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. O halde, …ne yazı yazılarak Kadastro Müdürlüğünün düzeltme kararının tebliğ edildiği 22.11.2011 tarihinde memur ….’ın elden tebliğ almaya yetkili olup olmadığının sorulması, tebliğ almaya yetkili değil ise yapılan tebliğin geçersiz olacağı, diğer bir anlatımla dava süresinde açılmış sayılacağından davanın esası hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekir. Diğer yandan, 3402 sayılı Kanun’un 41. maddesinde düzeltme işlemine karşı tebliğden itibaren 30 günlük sürede Sulh Hukuk Mahkemesinde dava açılabileceği, dava açılmadığında yapılan düzeltme işleminin kesinleşeceği belirtilmiş ise de, kesinleşen işleme karşı ya da düzeltme talebinin reddine karşı dava açılmasını engelleyen bir düzenleme bulunmamaktadır. Hal böyle olunca; idari işlem basamakları tüketildikten sonra genel mahkemelerde de dava açma olanağı bulunduğunun kabulü gerekir. Hal böyle olunca; adı geçen memurun elden tebliğ almaya yetkili olduğunun belirlenmesi halinde 30 günlük dava açma süresinin geçirilmiş bulunduğundan Sulh Hukuk Mahkemesinin davaya bakmakta görevsizliğine, dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken usul hükümlerinin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacı …nin temyiz itirazlarının açıklanan nedenlerle kabulüne, hükmün BOZULMASINA, 19/02/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.