Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2014/11589 E. 2014/15285 K. 16.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11589
KARAR NO : 2014/15285
KARAR TARİHİ : 16.12.2014

MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 16. SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/02/2014
NUMARASI : 2013/657-2014/52

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden E.S. vekili Avukat ….. ile davacı Ö.. K.. ile aleyhine temyiz istenilen Hazine vekili Avukat … geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Kullanım kadastrosu sonucu …..Köyü çalışma alanında bulunan 109 ada 5 ve 7 parsel sayılı sırasıyla 215,71 ve 361,61 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı şerhi yazılarak davalı Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı E… S…, çekişmeli 109 ada 5 parsel sayılı taşınmazın, davacı Ö… K…109 ada 5 ve 7 parsel sayılı taşınmazların kendi kullanımlarında olduğu iddiasıyla adlarına zilyetlik şerhi verilmesi istemiyle ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda her iki davacının davasının reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Ö… K…. vekili ve E… S… vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen kullanım kadastro tutanağına karşı, tapu kaydının beyanlar hanesine davacının fiili kullanıcı olduğu şerhinin yazılması istemine yöneliktir. Bu nitelikteki davalar, şerhte yer alan isimdeki yazım hatalarının düzeltilmesine ilişkin taleplerden farklı olarak kayıt maliki Hazineye ve varsa lehine kullanım şerhi olan kişilere karşı fiili kullanım iddiasının ispat yükümlülüğünü içerdiği ve zilyetliğin korunması davasından farklı olarak tapu kaydının beyanlar hanesinde esaslı değişiklik yapılması sonucunu doğurduğundan çekişmesiz yargı işi olarak kabul edilemez. Bu durumda 6100 sayılı Yasa’nın yürürlük gününden sonra açılmış olması nedeniyle davaya bakmak Sulh Hukuk Mahkemesinin görevine girmemektedir. 6100 sayılı HMK’nın 1. maddesi gereğince mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup bu hususun mahkemece re’sen gözetilmesi gerekir. Hal böyle olunca mahkemenin görevsizliğine ve görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin incelenmesine yer olmadığına, Yargıtay duruşması için belirlenen 1.100,00 TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak duruşmada kendisini vekille temsil ettiren davacı E.. S…’e verilmesine,
peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine,
16.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.