YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11948
KARAR NO : 2014/12636
KARAR TARİHİ : 10.11.2014
MAHKEMESİ : ZARA KADASTRO MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/03/2014
NUMARASI : 2009/280-2014/7
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında İ.. Köyü çalışma alanında bulunan 139 ada 2, 3, 4 ve 146 ada 9 parsel sayılı 347,44, 269,60, 325,90 ve 75,73 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, 139 ada 3 ve 146 ada 9 parsel sayılı taşınmazlar davalı D.. K.. 139 ada 2 sayılı parsel davalı A.. K.., 139 ada 4 sayılı parsel ise davacı M.. A.. adına tespit edilmiştir. Davacı M.. A.., kadimden beri kullanılan yolun çekişmeli taşınmazlar içinde tespit edilerek ortadan kaldırıldığı iddiasına dayanarak bu bölümün yol olarak terkini istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın, davacının aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine, çekişmeli 139 ada 2, 3, 4 ve 146 ada 9 parsel sayılı taşınmazlar hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına, karar kesinleştiğinde olağan usulden işlemlere devam edilmesi için tutanak asıllarının Tapu Müdürlüğüne devrine karar verilmiş; hüküm, davacı M.. A.. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, umuma ait yolun dava konusu taşınmazların sınırları içerisine alındığı iddiası ile bu bölümün tespitinin iptali ve yol olarak bırakılması istemi ile açılmıştır. Mahkemece, davacının dava ehliyetinin ve hukuki yararının bulunmadığı kabul edilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 16. maddesinde “kamunun ortak kullanımına veya kamu hizmetinin görülmesine ayrılan yerlerle, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan sahipsiz yerlerden; yol, meydan, köprü gibi orta malları haritasında gösterilmekle yetinilir” hükmü yer almaktadır. Bu gibi yerlerin özel kişiler adına tapuya tescil edilmesi diğer kişilerin kullanımının engellenmesine neden olur. Köy yolundan yararlanmakta olan kişinin, bu yerin özel mülkiyet kapsamına alınması halinde kullanım hakkı kısıtlanacağından tespite itiraz davası açmakta hukuki yararı bulunduğunun kabulü zorunludur. Hal böyle olunca; mahkemece tarafların delilleri değerlendirilerek davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, davacının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 10.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.