Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2014/22092 E. 2015/946 K. 12.02.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/22092
KARAR NO : 2015/946
KARAR TARİHİ : 12.02.2015

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu …. Köyü çalışma alanında bulunan 153 ada 1 parsel sayılı 235,11 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … adına tespit ve tescil edildikten sonra 24.09.2009 tarihinde satış nedeniyle davalılar murisi ….. adına, 153 ada 9 parsel sayılı 499,93 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davacı … adına, 153 ada 10 parsel sayılı 225,57 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar murisi ….. adına tescil edilmiştir. Davacı …, adına tescilli 153 ada 9 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksik tespit edildiği iddiasına dayanarak tapu iptal ve tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 153 ada 1 ve 10 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının iptali ile fen bilirkişi raporunda (A) ve (B) harfleri ile gösterilen bölümlerin 153 ada 9 parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle davacı … adına, ifrazdan sonra geri kalan taşınmaz bölümlerinin tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, çekişmeli taşınmazların müşterek muristen intikal ettiğini ve murisin sağlığında taşınmazları paylaştırdığını ancak tespitin paylaşıma göre yapılmadığını ileri sürmüş; davalılar ise taksime göre tespitin yapıldığını savunmuşlardır. Mahkemece, dava konusu edilen taşınmaz bölümünün taksim sonucu davacı yana düştüğü, zilyetlikle mülk edinme koşullarının da davacı yararına oluştuğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz bölümünün müşterek murisin sağlığında yaptığı paylaşım sonrası davacı tarafa mı yoksa davalı tarafa mı düştüğü noktasında toplanmaktadır. Mahalli bilirkişi ve tanıkların anlatımlarından taraflar arasındaki sınır zemindeki duvar esas alınarak belirlenmiştir. Ne varki mahkemece taşınmazlar arasındaki sınırı oluşturan duvar fen bilirkişine işaretlettirilmemiş, fen bilirkişisinden keşfi takibe imkan veren rapor alınmamıştır. O halde doğru sonuca ulaşılabilmesi için mahallinde, yaşlı ve yöreyi iyi bilen şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları ve teknik bilirkişi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalı, hazır bulunan yerel bilirkişi ve taraf tanıklarının gösterdiği sınırlar fen bilirkişisine işaretlettirilmeli, beyanlar arasında çelişki olduğu takdirde usulüne uygun şekilde giderilmeli, fen bilirkişisinden zemindeki duvarı haritada göstermesi istenerek uygulamayı gösterir keşfi takibe imkan veren ayrıntılı rapor alınmalı, toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Davalılar vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davalılara iadesine, 12.02.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.