YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/2455
KARAR NO : 2015/1588
KARAR TARİHİ : 03.03.2015
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında ………. Köyü çalışma alanında bulunan, 107 ada 142 parsel sayılı 8.652,51 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması nedeniyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı … ve arkadaşlarının miras bırakanı ………. tarafından davalı Hazine aleyhine açılan kadastro tespitine itiraz davası reddedilmiş ve temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Davacılar … ve arkadaşları kesinleşen dosyadaki ziraatçı uzman bilirkişi raporunun gerçeğe aykırı düzenlendiğini öne sürerek yargılamanın iadesini istemiştir. Mahkemece yargılamanın iadesinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar … ve arkadaşlarının vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 379. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “Yargılamanın iadesi talebi üzerine mahkemenin tarafları davet edip dinledikten sonra; Talebin kanuni süre içinde yapılmış olup olmadığını, Yargılamanın iadesi yoluyla kaldırılması istenen hükmün kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş olup olmadığını, ileri sürülen yargılamanın iadesi sebebinin kanunda yazılı sebeplerden olup olmadığını kendiliğinden inceleyeceğine” ve 2. fıkrasında yer alan “bu koşullardan birinin eksik olması halinde hakimin davayı esasa girmeden reddedeceği” şeklindeki düzenlemeye göre iade-i muhakeme talebini inceleyen mahkeme HMK’nın 379/1. maddesi gereğince iadesi yoluyla kaldırılması istenen hükmün kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş olup olmadığını araştırdıktan sonra aynı Kanunun 375. maddesinde sınırlı olarak sayılan iade-i muhakeme sebeplerinin bulunup bulunmadığını araştırmalıdır. Tebligat Kanunu’nun 29/3. fıkrasına göre, tebliğ evrakı tebliğ memurunun adı soyadı ve imzasını ihtiva etmelidir. Davacı ………. adına çıkartılan gerekçeli karar tebligatının üzerinde tebligat memurunun adı soyadı ve kaşesi bulunmadığı gibi davacının adı da ………. yerine Kemal Uslu yazıldığından Tebligat Kanunu’na aykırı olarak yapılan tebligatların geçersiz olması nedeniyle, kararın kesinleştiğinden söz edilemez.
Hal böyle olunca; ………. mirasçıları olan davacılar … ve arkadaşları tarafından verilen 12.10.2012 havale tarihli yargılamanın yenilenmesine ilişkin dilekçenin, temyiz talebi olarak kabulü gerektiği göz önüne alınarak yapılan temyiz incelemesi sonunda dosya içerisindeki fotoğraflar, tanık ve yerel bilirkişi sözleri ile taşınmaz üzerinde yaşları 100 ve üzeri 36, 50 ila 100 yaş arası 27, 35 ila 50 yaş arasında 86 adet zeytin ağacı ve en küçükleri 35 yaşlarında muhtelif meyve ağaçlarının bulunduğunu bildirir ziraat bilirkişi raporu dikkate alındığında, taşınmaz üzerinde ekonomik amaca uygun şekilde zilyetlik sürdürüldüğü ve tespit günü itibariyle davacı taraf yararına 3402 sayılı Yasa’nın 14. maddesi koşullarının oluştuğunun anlaşılması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davacılara iadesine, 03.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.