YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10344
KARAR NO : 2018/668
KARAR TARİHİ : 08.02.2018
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında … Köyü çalışma alanında bulunan 192 ada 23 ve 193 ada 3 parsel sayılı 286.87 ve 2.313,67 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … adına tespit edilmiştir. Davacı … ve arkadaşları, tapu kaydına dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 192 ada 23 ve 193 ada 3 parsel sayılı taşınmazların hükümde belirtilen payları oranında … mirasçıları adlarına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı … ve arkadaşları vekili, dava konusu 192 ada 23 ve 193 ada 3 parsel sayılı taşınmazların müşterek kök muris … adına tapu kaydının bulunduğunu, ölümüyle mirasçılarına intikal ettiğini davalının babası …’nun hissesinin tamamını tapuda davacılardan …’na sattığını dolayısıyla taşınmazlarda davalının hissesinin kalmadığını belirterek tespitin iptali ile payları oranında davacılar adına tescilini talep etmiştir. Mahkeme gerekçesinde “dava konusu taşınmazların davacılar dayanağı 21.07.1987 tarih, 14 sıra numaralı tapu kapsamında kaldığı ve bu tapu kaydına göre … mirasçılarının iştirak halindeki mülkiyeti müşterek mülkiyete çevirdikten sonra mirasçılardan aynı zamanda davalının babası olan …’nun paylarını davacılardan …’na satıp devrettikleri hususu dikkate alınarak tapu kaydındaki hisselerine göre … mirasçıları adına tescile karar vermek gerektiği” belirtildiği halde, hüküm fıkrasında gerekçede belirtilenin aksine tüm … mirasçılarıyla birlikte …’nun mirasçılarına da pay verildiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla gerekçe ve hüküm, hem iştirak halindeki mülkiyetin müşterek mülkiyete çevrildiği belirtilmesine rağmen tüm … mirasçıları adına pay verilmesi noktasında hem de …’nun paylarını davacı …’a satıp devrettiği belirtilmesine rağmen bunların mirasçılarına da pay verilmesi noktasında birbiriyle çelişmektedir. 6100 sayılı HMK’nın 298/2. maddesinde yer alan düzenlemeye göre “Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.” Hal böyle olunca, mahkeme gerekçesi ile hüküm fıkrası arasında çelişki bulunması nedeniyle davalı …’nun temyiz itirazları yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davalıya iadesine,
08.02.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.