YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10606
KARAR NO : 2015/13845
KARAR TARİHİ : 24.11.2015
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden Hazine vekili Avukat … ile aleyhine temyiz istenilen … Köyü Tüzel Kişiliği geldi. Gelenin yüzüne karşı duruşmaya başlandı. Sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında … Köyü kadastro çalışma alanı sınırları içinde kalan 102 ada 4 parsel sayılı 2.489.634,01 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yaylak olarak sınırlandırılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı … kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece usule ilişkin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, çekişmeli parselin fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen 18.449,76 metrekare yüzölçümündeki bölümünün davacı … adına tapuya tesciline, kalan kısmın yaylak vasfı ile sınırlandırılarak özel siciline yazılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili, davalı Hazine vekili ve karardan sonra katılma dilekçesi veren … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
1- Hükmü temyiz eden … ve …’ın, mahkemece hükmün açıklanmasından sonra davaya hak talebiyle müdahale ettikleri anlaşılmaktadır. Hükümden sonra katılma dilekçesi verilmesi adı geçenlere taraf sıfatı kazandırmaz. Davada taraf sıfatı bulunmayan kurum ve kişilerin hükmü temyiz hakkı bulunmamaktadır. Bu nedenle davada taraf olmayan … ve …’ın temyiz inceleme isteklerinin REDDİNE,
2- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı … vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarına gelince; mahkemece, çekişmeli 102 ada 4 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen 18.449,76 metrekare yüzölçümündeki bölümünde davacı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleştiği gerekçesi ile hüküm kurulmuştur. Her ne kadar mahallinde yapılan keşifte dinlenilen yerel bilirkişi ve tespit bilirkişilerince, çekişmeli taşınmazın ot biçmek suretiyle kullanıldığı belirtilmiş ise de, temyize konu taşınmaz bölümünün dört tarafının yaylak ile çevrili olduğu, ziraatçi bilirkişi rapor ekinde bulunan fotoğraflardan çekişmeli taşınmaz bölümü ile çevresinde bulunan yaylak parseli arasında ayırıcı herhangi bir unsurun bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda taşınmazın öncesinin yaylak olduğunun ve yaylakın ortasında kalan şahıs taşınmazının yaylak bütünlüğünü bozduğunun kabulü gerekir. Ot biçme suretiyle öncesi yayla yeri olan taşınmaz üzerindeki kullanımının hukuki değer taşımayacağı, bu nitelikteki taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetlik süresi neye ulaşırsa ulaşsın 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesi gereğince zilyetlikle kazanılamayacağından açılan davanın reddine, çekişmeli taşınmazın yaylak olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davacılara ayrı ayrı iadesine, 24.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.