Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2015/11463 E. 2017/8397 K. 04.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11463
KARAR NO : 2017/8397
KARAR TARİHİ : 04.12.2017

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “çekişmeli taşınmazın kadastro sırasında neden tespit harici bırakıldığının belirlenmesi, komşu parsel tutanaklarının getirtilerek yöntemine uygun şekilde mahalline uygulanması, dava tarihinden 20-30 yıl öncesine ilişkin hava fotoğraflarının getirtilerek uzman bilirkişi tarafından incelenmesi ve mahallinde yeniden keşif yapılması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, çekişmeli taşınmazın harita mühendisi bilirkişinin 20.08.2014 tarihli raporunda (B3) ve (B4) harfleriyle gösterilen bölümlerinin davacı … adına tapuya tesciline, çekişmeli taşınmazın diğer bölümlerine yönelik davanın ise reddine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TMK’nın 713/1, 3402 sayılı Kanun’un 14 ve 17. maddelerine dayalı tescil isteğine ilişkindir. Dava konusu taşınmaz, kadastro çalışmaları sırasında tapulama harici bırakılan yerlerdendir. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın fen bilirkişi raporunda (B3) ve (B4) harfleriyle gösterilen temyize konu bölümleri üzerinde davacı lehine zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleştiği kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de; yapılan inceleme, araştırma ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın hangi nedenle ve hangi tarihte tescil harici bırakıldığı yeterince araştırılmadığı gibi, hava fotoğraflarından da yöntemince yararlanılmamıştır. Esasen bir arazinin kullanım süresi ile niteliğini ve üzerindeki imar-ihya işlemlerinin tamamlandığı tarihi en iyi belirleme yöntemi hava fotoğraflarıdır. Hava fotoğraflarının en az üç ayrı zamana ilişkin olması gerekir. Bu konuda sağlıklı bir yargıya ulaşmak için çekişmeli taşınmazın dava tarihinden geriye doğru 15-20-25 yıl öncesine ait stereoskopik hava fotoğraflarının getirtilerek bu fotoğrafların jeodezi veya fotogrametri uzmanı harita mühendisi tarafından stereoskopla incelenmesi gerekir. Stereoskopik çift hava fotoğrafı, bir stereoskop altında incelendiğinde arazinin üç boyutlu görülmesi, taşınmazın çekim tarihindeki sınırlarının ve niteliğinin belirlenebilmesi, bu yolla ekilen ya da ekilemeyen alanların net bir biçimde tespitinin yapılabilmesi mümkündür. Somut olayda mahkemece, dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine (1986-1991-1996 yıllarına) ilişkin hava fotoğrafları üzerinde inceleme yaptırılmamış, tarihleri itibariyle davayı aydınlatmaya elverişli olmayan 1985 ve 1999 yıllarına ilişkin hava fotoğrafları üzerinde inceleme yaptırılmakla yetinilmiştir. Harita mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda, dava tarihinden 26 yıl öncesine ait 1985 yılı hava fotoğraflarında temyize konu bölümler üzerinde herhangi bir tarımsal faaliyet bulunmadığı ve bu kısımların tarım arazisi vasfını taşımayan boş arazi niteliğinde oldukları, dava tarihinden 12 yıl öncesine ait 1999 yılı hava fotoğraflarında ise temyize konu bölümler üzerinde tarımsal faaliyet yürütüldüğü belirtilmiştir. Söz konusu hava fotoğraflarının tarihleri itibariyle yirmi yıllık zilyetlik süresini belirleme noktasında yeterli olmadıkları ve her iki hava fotoğrafında tespit edilen niteliklerin de birbirleriyle tamamen çeliştiği ortadadır. Belirtilen hava fotoğrafları esas alınarak hazırlanan bilirkişi raporuna göre karar verilebilmesi mümkün değildir. Yine, ziraat bilirkişi raporunda, çekişmeli taşınmazın önceki niteliği, toprak yapısı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, zilyetliğin başlangıç tarihi ve sürdürülüş şekli gibi hususlar ayrıntılı şekilde açıklanmamış, dava tarihinden 12 yıl öncesine ait hava fotoğrafı üzerinde harita mühendisi bilirkişi tarafından yapılan tespitlerden yola çıkılarak çekişmeli taşınmazın 20-25 yıldır tarım arazisi olarak kullanıldığı şeklinde bir sonuca ulaşılmış ve içeriği itibariyle çelişkili bir rapor tanzim edilmiştir. Bu şekilde soyut ve yetersiz bilirkişi raporlarına itibar edilerek hüküm kurulması doğru değildir.
Hal böyle olunca sağlıklı bir sonuca ulaşılabilmesi için dava tarihinden geriye doğru 15-20-25 yıl öncesine ait beşer yıllık evreler halinde üç ayrı dönemde çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları ile dava tarihinden öncesine ve dava tarihine yakın tarihlere ilişkin yüksek çözünürlüklü uydu fotoğrafları Harita Genel Komutanlığı’ndan, aynı tarihler arasında düzenlenen fotoplan, fotometrik ve fotogrametrik paftalar ise İl Kadastro Müdürlüğü’nden getirtilerek dosyasına konulmalı, dosya bu şekilde keşfe hazır hale getirildikten sonra da mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, fen ve ziraat mühendisi bilirkişiler ile jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişinin katılımı ile yeniden keşif icra edilmelidir.
Taşınmaz başında yapılacak keşif sırasında; taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, ilk olarak ne zaman ve nasıl kullanılmaya başlandığı, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, taşınmazın imar-ihyaya konu edilebilecek yerlerden olması halinde imar-ihyaya konu edilip edilmediği, imar-ihyaya konu edilmiş ise ihyanın ne zaman başlanıp bitirildiği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmeye çalışılmalı, ziraat mühendisi bilirkişiden çekişmeli taşınmazın toprak yapısı ve niteliğini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şekli ve süresini, taşınmaz üzerindeki bitki örtüsünü, imar-ihyanın başladığı ve bitirildiği tarihi bildirir, komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi ve taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğraflarını da içerir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiye dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ve en az 3 ayrı evreye ilişkin hava fotoğrafları ile yüksek çözünürlüklü uydu fotoğrafları üzerinde stereoskop aletiyle inceleme yaptırılarak, taşınmazın sınırlarını ve niteliğini, taşınmaz üzerinde imar-ihya tamamlanmış ise tamamlandığı tarihi ile sürdürülen zilyetliğin başlangıcı, şekli ve süresini belirtir şekilde ayrıntılı rapor alınmalı, fen bilirkişisine keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, keşifteki tanık ve yerel bilirkişi beyanları bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmelidir. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de, kadastroca tescil harici bırakılan yerler için açılan tescil davalarında; TMK’nın 713/4 ve 5. fıkraları gereğince yerel gazete ve mutat vasıta ilanlarının yöntemine uygun bir biçimde yapılması, ilanın yapıldığı gazete ile ilan tutanaklarının dosya arasına konulması, yasal 3 aylık sürenin dolmasının beklenilmesi gerektiğinin düşünülmemesi de isabetsiz olup, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle çekişmeli taşınmazın fen bilirkişi rapor ve krokisinde (B3) ve (B4) harfleri ile gösterilen bölümlerine yönelik hükmün BOZULMASINA, 04.12.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.