YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/15470
KARAR NO : 2015/11143
KARAR TARİHİ : 05.10.2015
MAHKEMESİ : ANTALYA KADASTRO MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/12/2013
NUMARASI : 2010/1275-2013/590
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sırasında Y. S.Mahallesi çalışma alanında bulunan dava konusu 28189 ada 27 parsel sayılı 499.47 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve S.. A..’ın fiili kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak arsa vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar M.. E.., M.. İ.., taşınmazın kendi fiili kullanımında bulunduğu iddiasına dayanarak ayrı ayrı dava açmışlardır. Yargılama sırasında Hazine taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, kullanımsız bulunduğunu kullanım şerhinin iptali gerektiğini iddia ederek davaya katılmıştır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davacıların davasının reddine, müdahil davacı Hazinenin davasının kabulüne, çekişmeli 28189 ada 27 parsel sayılı taşınmazın ham toprak vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, tapu kaydının beyanlar hanesine, taşınmazın 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve kullanımsız olduğu şerhinin yazılmasına karar verilmiş; hüküm, davacılar; M.. E.., M.. İ.. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; 3402 sayılı Yasa’ya 5831 sayılı Yasa’nın 8. maddesi ile eklenen Ek-4. maddeye göre yapılan kullanım kadastrosuna itiraza ilişkindir. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli taşınmaz hakkında birden fazla dava açılması halinde davaların birleştirilerek görülmesi zorunludur. Çekişmeli 28189 ada 27 parsel sayılı taşınmazın aynı mahkemenin celbedilen 2010/1281 Esas sayılı dava dosyasında da davalı olduğu anlaşılmaktadır. Yargılamanın en az masrafla ve en kısa zamanda sonuçlandırılması ve verilecek hükümlerin birbirini etkileyeceği gözetildiğinde aynı taşınmazla ilgili olarak açılan davaların irtibat nedeniyle birleştirilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup, davacılar M.. E.. ve M.. İ.. vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davacılara ayrı ayrı iadesine, 05.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.