YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/19230
KARAR NO : 2018/119
KARAR TARİHİ : 23.01.2018
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sırasında … Mahallesi çalışma alanında bulunan 22 ada 546 parsel sayılı 1.066,94 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 1980 tarihinden itibaren …’un fiili kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak arsa vasfıyla … adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı …, taşınmazın 116 metrekarelik bölümünün kendi kullanımında olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 22 ada 546 parsel sayılı taşınmazın 29.12.2014 tarihli bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen ve 138 metrekare olarak tespit edilen kısmın taleple bağlı kalınarak 116 metrekaresinin tapu kaydının beyanlar hanesine kullanıcı ve zilyetliğinin davacıya ait olduğuna ilişkin şerh konulmasına, karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; Hakim, çekişmeli taşınmaz hakkında infazı kabil, infaz sırasında tereddüte yol açmayacak şekilde hüküm kurmak zorundadır. Mahkemece verilen hükümde, çekişmeli 22 ada 546 parsel sayılı taşınmazın teknik bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen “138 metrekarelik bölümünün 116 metrekaresinin” tapu kaydının beyanlar hanesine davacının kullanımında olduğuna dair şerh verilmesine karar verilmiş ise de bu 116 metrekarelik kısmın, 138 metrekarelik bölümün neresine tekabül ettiği belirtilmemiş olup karar bu haliyle çekişmeli taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli değildir. Hal böyle olunca; öncelikle taleple bağlılık kuralı gereğince, teknik bilirkişiden ek rapor alınarak 116 metrekarelik bölümü krokide göstermesi istenerek, bundan sonra tapu sicili oluşturmaya elverişli bir hüküm tesis edilmesi gerekirken, 138 metrekarenin 116 metrekarelik bölümü üzerinde davacı lehine kullanıcı şerhi tesisi şeklindeki infazı kabil olmayacak şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davalı … vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 23.01.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.