YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/20943
KARAR NO : 2018/549
KARAR TARİHİ : 05.02.2018
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı … ve müşterekleri, … Mahallesi çalışma alanında bulunan ve kadastro sırasında yol olarak haritasında gösterilen taşınmaz bölümünün, adlarına kayıtlı bulunan 741 ada 13 parsel sayılı taşınmazın devamı niteliğinde olduğunu iddia ederek, söz konusu taşınmaz bölümünün 13 parsel sayılı taşınmaza eklenerek adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır. Yargılama sırasında …, dava konusu taşınmazın kadim yol olduğunu iddia ederek davanın reddine karar verilmesi istemiyle davaya katılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; TMK’nın 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 ve 17. maddelerine dayalı tescil isteğine ilişkindir. TMK’nın 713/3. maddesi uyarınca bu nitelikteki davalarda Hazineye ve ilgili Kamu Tüzel Kişiliğine husumet yöneltilmesi gerekmektedir. Somut olayda dava, … hasım gösterilerek açılmış, yargılama sırasında ise … Belediye Başkanlığı davaya dahil edilerek husumet yaygınlaştırılmıştır. Ne var ki; hüküm tarihinden önce yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanun’un 1. maddesi gereğince dava konusu taşınmaz bölümünün bulunduğu … Büyükşehir Belediyesi’nin sınırları il mülki sınırları olarak belirlendiği halde, … Büyükşehir Belediye Başkanlığı davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanmamıştır. Taraf koşulu dava şartlarından olup, bu şart sağlanmadan davanın esasına girilemez. Hal böyle olunca; öncelikle, … Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na husumet yaygınlaştırılıp dava dilekçesi ve duruşma günü yöntemine uygun şekilde tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmalı, bundan sonra tarafların iddia ve savunmalarına ilişkin tüm deliller toplanıp değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Öte yandan, tescil davalarında, TMK’nın 713/4 ve 5. fıkraları gereğince keşif sonucu elde edilen bilirkişinin rapor ve krokisine göre gerekli yerel ve gazete ilanlarının yöntemine uygun bir biçimde yapılması, ilanın yapıldığı gazete ile ilan tutanaklarının dosya arasına konulması, yasal 3 aylık sürenin dolmasının beklenilmesi gerekir. Mahkemece, sözü edilen yasal ilanların yapılmamış olması da isabetsiz olup, davacılar vekilinin temyiz itirazları anılan sebeplerle yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, bozma sebeplerine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine,
05.02.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.