YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4318
KARAR NO : 2015/2503
KARAR TARİHİ : 19.03.2015
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KULLANIM KADASTROSU
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sırasında …… Mahallesi çalışma alanında bulunan 167 ada 1 parsel sayılı 1.168,61 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı şerhi yazılarak kargir ev ve arsası vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, taşınmazın kendi fiili kullanımında bulunduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, taşınmaz üzerinde bulunan 108 m2 zemin oturumlu tek katlı betonarme evin davacı tarafından inşa edilip kullanıldığının tespitine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; dava konusu taşınmazın davacının zilyetliğinde olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmaza ilişkin kadastro tutanağı 11.02.2000 tarihinde mahkeme ilamıyla kesinleşmiştir. Davacı …, 23.08.2012 tarihinde dava açarak çekişmeli taşınmazı 1982 yılında satın aldığı ve o tarihten beri kullandığı iddiasında bulunduğuna göre; mahkemece, 2000 yılında kesinleşen kadastro tutanağı esas alınarak, kullanım kadastro tutanağının kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesinde yazılı 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş bulunduğu göz önünde bulundurularak, davanın hak düşürücü süre nedeni ile reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, 19/03/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.