Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2015/604 E. 2015/3405 K. 07.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/604
KARAR NO : 2015/3405
KARAR TARİHİ : 07.04.2015

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Kadastro sonucu … Köyü çalışma alanında bulunan 103 ada 154 parsel sayılı 25.786,30 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 1/6 payı davacı …, 1/6 payı davalı … adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı … tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, taşınmazın davalı … adına tespit edilen 1/6 payının da kendisine ait olduğu, davalının taşınmazda hakkı olmadığı iddiasıyla tapu iptal ve tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile çekişmeli 103 ada, 154 parsel sayılı taşınmazın davalı … adına olan, tapu kaydının 1/6 hissesinin iptali ile davacı … adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın öncesinde 1/3 payının davacının babası …, 1/3 payının davalının babası …, 1/3 payının da davalının amcası …’e ait iken, davacının babasının taşınmazdaki hissesini davacıya bağışladığı kabul edilmek suretiyle davanın kabulüne dair yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Davacı …, tapu kaydına dayanarak dava konusu taşınmazda davalı … adına kayıtlı 1/6 hissenin tapu kaydının iptali ile adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davacı tapu kaydına dayandığı ve yargılama sırasında tapuda pay maliki olan eşi …’in payını kadastrodan önce kendisine bağışladığını ileri sürdüğü halde, davacının tutunduğu tapu kaydı yöntemince uygulanmamış, tapu kaydının dava konusu taşınmazı kapsayıp kapsamadığı belirlenmemiş, davacının tapudaki pay bağışı hususundaki delilleri toplanıp değerlendirilmemiş, yeterli olmayan ve birbiriyle çelişkili bulunan tanık sözleri ile yetinilerek karar verilmiştir. Bu şekilde eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulamaz. Hal böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için davacının dayandığı tapu kaydı tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte getirtilmeli, ondan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve fen bilirkişisi huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında; davacının
dayanağı tapu kaydının sınırları tek tek okunup, mahalli bilirkişi ve tanıklardan tapu kaydı sınırlarında okunan sınırları zeminde göstermeleri istenilmeli, fen bilirkişi tarafından gösterilen sınırlar kroki üzerinde işaretlenmeli, bilirkişilerce gösterilemeyen hudutlar için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli ve bu şekilde dava konusu taşınmazın davacının dayandığı tapu kaydının kapsamında kalıp kalmadığı kesin olarak belirlenmeli, daha sonra davacının yargılama sırasında ileri sürdüğü tapuda pay maliki olan eşi tarafından kendisine yapılan bağış konusunda maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, teknik bilirkişiye uygulanan tapu kaydının kapsamını belirtir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek, yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsiz olup, davalı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 07.04.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.