Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2015/8339 E. 2015/12445 K. 22.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8339
KARAR NO : 2015/12445
KARAR TARİHİ : 22.10.2015

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TESCİL

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı … kadastro sırasında 103 ada 23 ve 24 parsel sayılı taşınmazlar arasında yol olarak tescil harici bırakılan bölümün adına tescili istemiyle dava açmıştır. Yargılama sırasında … dava konusu taşınmazın kadim yol olduğu iddiasıyla, … ise davacı yanında davaya katılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, 103 ada 23 ve 24 parsel sayılı taşınmazlar arasında kalan, fen bilirkişi tarafından düzenlenen 11.12.2013 tarihli haritada (A) harfi ile gösterilen 63.31 metrekare kısmın davacı … adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine ve katılan davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı yararına zilyetlikle iktisap şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de mahkemenin kabulü dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Davacı … ve müdahil davacı … adına paylı olarak tapuda kayıtlı olan 103 ada 23 parsel sayılı taşınmaz ile müdahil davacı … adına tapuda kayıtlı olan 103 ada 24 parsel sayılı taşınmazlara kadastro tespiti sırasında ayrı ayrı uygulanan 10.05.1999 tarih ve 3 ve 4 nolu tapu kayıtlarının davalı Hazine ve … Köyü Tüzel Kişiliğinin de taraf olduğu tescil ilamı ile oluştuğu ve haritalarının bulunduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Her iki tapu kaydının sınırında ve haritasında çekişmeli taşınmaz bölümünü köy içi yol ve ötesi … (tescil ilamının davacısı olan kişi) olarak gösterilmiştir. … Asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/158 Esas ve 1997/108 Karar sayılı ve 1996/159 Esas ve 1997/61 Karar sayılı tescil ilamları, tescil ilamının davacısının akdi halefi olan davacı … ve müdahil davacı …’yu da bağlar ve taraflar arasında kesin hüküm oluşturur. Dolayısı ile davacının zilyetliğinin tescil davasının kesinleştiği 1998 yılından dava tarihi olan 27.3.2013 tarihine kadar 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, TMK’nın madde 713’te öngörülen 20 yıllık yasal kazandırıcı zamanaşımı süresinin dolmamış bulunması karşısında davacı …’nun davasının reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden katılana iadesine, 22.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.