Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2016/11245 E. 2019/5536 K. 23.09.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/11245
KARAR NO : 2019/5536
KARAR TARİHİ : 23.09.2019

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu, … İli … İlçesi … Mahallesi çalışma alanında bulunan 126 ada 4 ve 12 parsel sayılı taşınmazlar, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu belirtilerek, ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı …, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptal ve tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne çekişmeli 4 parsel sayılı taşınmazın 5.770,78 metrekarelik kısmının tapu kaydının iptali ile iptal edilen bu kısmın davacı …’a ait olan 126 ada 6 parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle tapuya kayıt ve tesciline, 126 ada 12 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisinin raporlarında (B) harfi ile gösterilen 3.922,85 metrekarelik kısmının tapu kaydının iptali ile iptal edilen bu kısmın davacı …’a ait olan 126 ada 8 parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki, mahallinde icra edilen keşifte, mahalli bilirkişilerin beyanları dava konusu her parsel için ayrı ayrı alınmadığı gibi, davacı davasını kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayandırdığı halde, ziraat bilirkişisince sunulan raporda, dava konusu taşınmazların hangi tarihten itibaren ve ne şekilde kullanıldıkları hususu açıklığa kavuşturulmamış olup, mahkemece yetersiz ve denetime elverişli olmayan bu raporun hükme esas alındığı anlaşılmaktadır. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayanılarak hüküm verilemez.
O halde doğru sonuca ulaşabilmek için, mahalli bilirkişi, tanıklar ve üç kişilik ziraatçı bilikişi kurulu eşliğinde dava konusu taşınmazların başında yeniden keşif yapılmalı ve bu keşifte dava konusu her taşınmazın başına ayrı ayrı gidilerek, dinlenilecek mahalli bilirkişi tanıklardan taşınmazın öncesinin ne olduğu, taşınmaz üzerinde zilyetlik bulunup bulunmadığı, varsa hangi tarihte ve ne zaman başladığı, zilyetliğin sürdürülüş biçimi, kimden kime ve nasıl intikal ettiği hususları etraflıca sorularak maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; ayrıca ziraatçı bilirkişi kurulundan, taşınmazların vasıflarının ne olduğu ve ekonomik amaca uygun 20 yıllık zilyetlik süresinin dolup dolmadığı konusunda gerekçeli ve denetime açık rapor alınmalı ve bundan sonra tüm delillerle birlikte değerlendirilerek karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin eksik araştırmayla yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23.09.2019 gününde oybirliği ile karar verildi.