YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/11970
KARAR NO : 2019/6333
KARAR TARİHİ : 14.10.2019
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Uygulama kadastrosu sırasında, … İlçesi … Mahallesi çalışma alanında ve tapuda … ve arkadaşları adına kayıtlı bulunan eski 295 parsel sayılı 2.410,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 159 ada 3 parsel numarasıyla ve 2.454,97 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. Davacı …, uygulama kadastrosu sırasında taşınmazının yüzölçümünün eksildiği ve eksikliğin davalılara ait 159 ada 1, 2, 4, 5 parsel sayılı taşınmazlardan kaynaklandığı iddiasına dayanarak, bu taşınmazların kayıt malikleri aleyhine dava açmıştır. Yargılama sırasında taşınmazdaki eksilmenin yoldan kaynaklandığının belirlendiği gerekçesiyle Hazine, … ve … davaya dahil edilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, 159 ada 1, 2, 4, 5 parsel sayılı taşınmazların uygulama tespiti gibi tapuya tescillerine, 159 ada 3 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile 13.01.2016 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 60,57 metrekarelik kısmın yoldan ifraz edilerek 159 ada 3 parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, uygulama kadastrosuna itiraza ilişkin olup, davacının, çekişmeli eski 295 (yeni 159 ada 3) parsel sayılı taşınmazda tam paylı malik olmadığı, diğer bir anlatımla taşınmazda davacı dışında başkaca paydaşların da bulunduğu, ancak diğer paydaşların davada yer almadıkları anlaşılmaktadır. Davanın niteliği itibarıyla, yargılama neticesinde verilecek hükümle diğer paydaşların da hukukunun etkileneceği kuşkusuzdur. Bu nedenle tüm kayıt maliklerinin davaya katılımlarının sağlanması gerekmektedir. Ne var ki, dava yalnızca paydaşlardan … tarafından açılmış olup bu haliyle aktif dava ehliyetinin sağlandığından söz edilemez.
Hal böyle olunca, mahkemece öncelikle davacıya, paydaşı bulunduğu eski 295 (yeni 159 ada 3) parsel sayılı taşınmazın kendisi dışındaki diğer tapu maliklerinin yöntemince davaya katılımını sağlamak üzere süre ve imkan verilmeli ve bu şekilde taraf teşkili tamamlandıktan sonra işin esasına girilerek hüküm kurulmalıdır. Mahkemece bu yön göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davalı …’na iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14.10.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.