Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2016/14026 E. 2020/1523 K. 04.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/14026
KARAR NO : 2020/1523
KARAR TARİHİ : 04.06.2020

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TESCİL
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “öncelikle karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanun gereğince … ile ilgili ilçe belediye başkanlığı davaya dahil edilerek taraf teşkilinin sağlanması, bundan sonra üç kişiden oluşacak yerel bilirkişi kurulu ve tarafların bildirecekleri zilyetlik tanıkları ile üç kişiden oluşacak ziraatçı bilirkişi kurulu, jeodezi veya fotogrametri uzmanı bilirkişi ve fen bilirkişi hazır olduğu halde mahallinde yeniden keşif yapılması, yapılacak keşifte; yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıklarından çekişmeli bölümün kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı gibi hususların tek tek ve olaylara dayalı olarak sorulup saptanmaya çalışılması, keşfe katılacak ziraatçı bilirkişi kurulundan; çekişmeli bölümün tarımsal niteliğini bildirir, çekişmeli bölüm üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıcı ile şekli ve süresini irdeler; eğim, toprak yapısı ve bitki deseni yönlerinden komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı değerlendirmeyi içerir; gerektiğinde çekişmeli bölümün değişik yönlerinden çekilecek fotoğraflarla desteklenmiş ayrıntılı rapor alınması, keşfe katılacak jeodezi veya fotogrametri uzmanı bilirkişiye çekişmeli bölümün dava tarihinden geriye doğru 15, 20 ve 25 yıl önce çekilmiş hava fotoğrafları üzerinde stereoskopik aletlerle inceleme yaptırılarak, çekişmeli bölüm üzerindeki zilyetliğin başlangıç tarihi, bölümün imar ve ihyasının tamamlandığı tarih ile bu bölüm ve zilyetliğin sürdürülüş şekli hususlarında değerlendirmeyi içerir, hava fotoğrafları ile çekişmeli bölümü gösteren haritayı çakıştırmalı şekilde gösteren ayrıntılı rapor alınması, fen bilirkişisinden, yapılacak keşif ve uygulamaları izleyip denetlemeye olanak verir, yerel bilirkişi ve tanıklarca gösterilen sınırlar işaretlenmiş ayrıntılı rapor alınması, davacının çekişmeli bölüm için ecrimisil ödemesinin, davacının çekişmeli bölüm üzerinde hiçbir üstün hak talebi olmadan bu hakkı elde etmek üzere mi yapıldığı yoksa davacının çekişmeli bölüm üzerinde hak talebi bulunduğu halde edinmeye yeter zilyetlik süresinin dolmadığı dönemde bir an önce bu hakka kavuşma iradesi veya idarenin zorlaması karşısında mı yapıldığı hususlarının da dosyadaki bilgi ve belgelere göre tartışılıp tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, dava konusu olan ve Serbest Orman Yüksek Mühendisi …, Harita Teknisyeni … ve Kontrol Mühendisi … tarafından tanzim edilen Kadastral Durum başlıklı Krokide A harfi ile gösterilen 3.473,95 metrekare alanındaki taşınmazın tarım arazisi olarak davacı … adına son parsel numarasından sonra gelmek üzere yeni bir parsel verilerek tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden davacı … vekili tarafından, esasa ilişkin olarak davalı Hazine vekili, davalı … vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmaz bölümü üzerinde, dava tarihi olan 2012’ye kadar davacı lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. ve 17. maddeleri gereğince kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ne var ki, dosya kapsamından dava konusu taşınmazın evveliyatının imar ihyaya muhtaç taşlık yer olduğu ve …’nın 16.03.2016 tarihli yazı cevabından da taşınmazın 17.09.2003 tarihinde onaylanan imar planı kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır. 3402 sayılı Yasa’nın 17. maddesinde yer alan düzenlemede imar planı kapsamındaki yerlerde imar-ihya yolu ile taşınmaz iktisabının mümkün olmadığı belirtilmiş olduğuna göre 17. ve 14. maddede öngörülen koşulların imar planının onaylandığı 2003 yılına kadar gerçekleşmiş olması gerekir. Her ne kadar keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar, dava konusu taşınmazın davacı tarafından üçüncü kişiden satın alındığını belirtmişlerse de davacının dava dilekçesinde satın alma iddiasına dayanmayıp taşınmazda 1986 yılından beri zilyet olduğunu belirttiği, ayrıca dosya içerisinde bulunan 22.09.2003 tarihli dilekçe ile dava konusu taşınmazı satın alma istemiyle Milli Emlak Müdürlüğü’ne başvurduğu göz önüne alındığında, taşınmazı Hazine’ye ait olduğunu bilerek kullandığı; buna göre de, malik sıfatı ile zilyetliği bulunmayan davacı … lehine imar planının onaylandığı tarihe kadar 3402 sayılı Yasa’nın 14. ve 17. maddeleri gereğince kazanma koşullarının oluştuğundan söz edilemeyeceği kuşkusuzdur. Hal böyle olunca; mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, delillerin taktirinde hataya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davalı Hazine vekili, davalı … vekili ve davalı … vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davalılar … ve …’na ayrı ayrı iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04.06.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.