YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/15243
KARAR NO : 2020/1707
KARAR TARİHİ : 10.06.2020
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TESCİL
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı … ve arkadaşları, … Köyü çalışma alanında bulunan ve 1965 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında tarıma elverişsiz arazi olarak tespit harici bırakılan taşınmazın bir bölümü hakkında, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, 12.10.2015 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen toplam 6.514,49 metrekarelik kısmın (murisleri Mustafa Karabulut’un dosyadaki veraset ilamındaki payları oranında) davacı … ve arkadaşları adlarına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemelerce verilen hükümlerin, 6100 sayılı HMK’nın 297/2. maddesi uyarınca açık, kararların infazına olanak sağlar ve infaz sırasında tereddüde yer vermeyecek nitelikte olması ve hüküm fıkrasında, taraflara yüklenen hak ve borçların şüphe ve tereddüte yer vermeyecek şekilde açıklanması gerekmektedir. Somut olayda; Mahkemece, davanın kabulü ile hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 6.514.49 merekarelik kısmın davacılar adına tapuya tesciline karar verildiği halde, mahkeme ilamının eki sayılan teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile kodlanan kısmın yüzölçümünün 2.969.78 merekare olarak gösterildiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle Mahkemenin kabul kararı mı, yoksa kısmen kabul kararı mı verdiği açık olmayıp hüküm fıkrası ile teknik rapor birbiri ile uyumlu değildir. Bu haliyle hükmün infazı mümkün olmadığı gibi, taraflara yüklenen hak ve borçlar kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıklanmadığından hükmün denetimi de mümkün bulunmamaktadır.
Mahkemece, hükme esas alınan ve ilamın eki sayılan teknik bilirkişi raporuyla çelişki oluşturacak ve infazında tereddüt yaratacak şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
10.06.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.