Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2016/15633 E. 2020/1363 K. 03.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/15633
KARAR NO : 2020/1363
KARAR TARİHİ : 03.06.2020

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı …, … çalışma alanında bulunan ve 1953 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında ekilemez arazi olarak tespit harici bırakıldıktan sonra, 01.10.2003 tarihinde 40.279 metrekare yüzölçümü ile ham toprak vasfıyla Hazine adına ihdasen tapuya tescil edilen 1538 parsel sayılı taşınmazın bir bölümü hakkında, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 1538 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 3380 metrekare yüzölçümündeki bölümünün tapu kaydının iptali ile davacı … adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmaz bölümü üzerinde davacı lehine zilyetlik yoluyla iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan değerlendirme dosya kapsamına uymadığı gibi usul ve yasaya da uygun düşmemektedir. Çekişmeli taşınmaz bölümünün, kadastro çalışmalarında ekilemez arazi olarak tespit harici bırakıldıktan sonra, dava tarihinden önce 2003 yılında Hazine adına tapuya tescil edilen 1538 parsel sayılı taşınmaz içinde kaldığı anlaşılmaktadır. Bu halde zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının, dava tarihine göre değil, davalı Hazine adına tapu kaydının oluşum tarihi olan 2003 yılına göre değerlendirilmesi gerekmektedir. Ayrıca, Mahkemece işin esasına yönelik olarak yapılan araştırma ve inceleme de yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki, mahalli bilirkişilerin beyanları soyut ve yetersiz olup, taşınmazın öncesi, kullanım durumu, taşınmaz üzerinde bir zilyetlik mevcut ise bunun kim tarafından, ne zamandan beri ve ne şekilde sürdürüldüğü hususlarında somut olgulara dayalı ayrıntılı beyanları alınmamış; ziraat, orman ve jeoloji bilirkişilerinin ortak hazırladıkları raporun taşınmazın zirai yönden inceleme ve değerlendirilmesi bölümünde, taşınmaz üzerinde ekonomik anlamda tarım yapılamayacağı, belirtildikten sonra, raporun sonuç kısmında imar-ihya suretiyle taşınmazın tarım arazisi olarak kullanıldığı belirtilmek suretiyle raporun kendi içerisinde çelişki oluşturulduğu halde, söz konusu bu çelişki giderilmemiş ve davalı Hazine adına tapu kaydının oluşum tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait üç ayrı döneme ilişkin hava fotoğrafları üzerinde inceleme yaptırılması gerekirken, dava tarihi esas alınarak hava fotoğrafı incelemesi yaptırılmıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilemez.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece öncelikle, dava konusu taşınmaza ait tapu kaydının oluşum tarihi olan 2003 yılından 15-20-25 yıl öncesine ait üç ayrı dönemde çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları Harita Genel Komutanlığı’ndan getirtilip dosya ikmal edilmeli, bundan sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile jeodezi ve fotogrametri mühendisi, 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu ve fen bilirkişinin katılımı ile yeniden keşif yapılmalı; yapılacak bu keşif sırasında yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından, taşınmazın öncesinde kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, kim tarafından ne zamandan beri ve ne şekilde kullanıldığı, öncesinin ne olduğu, taşınmaz üzerindeki zilyetliğin başlangıcı, sürdürülüş biçimi, öncesinde tarla olarak kullanılıp kullanılmadığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, beyanlar arasında çelişki oluşması halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle oluşan çelişkilerin giderilmesine çalışılmalı; ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan, taşınmazın toprak yapısını, bitki örtüsünü, imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığını ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini kesin olarak belirleyen, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, önceki ziraatçı bilirkişi raporunun da irdelendiği, komşu taşınmazlarla mukayeseli değerlendirmeyi içeren ve taşınmazın değişik yönlerinden çekilen fotoğraflarla desteklenmiş, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişisine, yukarıda belirtilen tarihlerde çekilmiş hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle incelenmesi yaptırılarak, çekişme konusu taşınmazın hava fotoğraflarında gösterilmesi istenilmeli ve ayrıca bu yerin önceki ve şimdiki niteliğini, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle kullanılıp kullanılmadığını, imar-ihyaya muhtaç olup olmadığını, taşınmazın sınırlarını ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini belirtir şekilde rapor düzenlettirilmeli; fen bilirkişisinden ise, keşfi izlemeye ve bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye elverişli rapor ve kroki alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03.06.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.