Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2016/15907 E. 2020/1562 K. 08.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/15907
KARAR NO : 2020/1562
KARAR TARİHİ : 08.06.2020

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TESCİL
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “yapılan araştırma ve incelemenin yetersiz olduğu belirtilerek, öncelikle davanın ilgili Kamu Tüzel Kişisi olan Karayolları Genel Müdürlüğüne yöneltilmesinin sağlanması, yargılamaya geldiği takdirde savunma ve delillerinin tespit edilmesi, yol ile ilgili olarak yapılmış bir kamulaştırma çalışması var ise, kamulaştırmaya ilişkin kayıt ve belgelerin getirtilerek yerinde yapılan keşifte yerel ve teknik bilirkişiler aracılığı ile uygulanması, taşınmazın hangi tarihte ve kim tarafından kanunun aradığı anlamda imar-ihya edildiği, imar-ihya tarihinden dava tarihine kadar kazanma süresi ve koşullarının geçip geçmediği hususunun yerel bilirkişi ve tanıklardan sorulması, taşınmazın sınırında yer alan akarsu ile ilişkisinin jeolog bilirkişi aracılığı ile tam olarak belirlenmesi, ziraatçı ve jeolog bilirkişiden taşınmazın niteliğini kesin olarak belirleyen gerekçeli, karşılaştırmalı ve denetime açık rapor istenilmesi, ayrıca dava konusu taşınmazın sınırında yer alan 1409 parsele uygulanan tapu kayıtları getirtilerek davacı ile ilgisi ve dava konusu taşınmaz yönünü ne olarak gösterdiğinin belirlenmesi, dava konusu taşınmaz üzerinde davacının bağımsız zilyetliğinin dava tarihine kadar 20 yıla ulaşmaması nedeniyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesi hükmü uyarınca 26.07.1972 tarihinden sonra davacının hibe edeni babası … adına kadastro yolu ile veya açılan dava sonunda tescil edilmiş taşınmaz veya taşınmazlar var ise bunların miktarlarının, çalışma alanlarının, tescil tarihlerinin Tapu Sicil Müdürlüğü ile Kadastro Müdürlüğünden, açılmış dava olup olmadığının o yer Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulup belirlenmesi, davanın tapusuz taşınmazın tesciline ilişkin olduğu gözetilerek çifte tapuya neden olmamak için krokisi gönderilerek dava konusu taşınmazın tapuda kayıtlı bir yer olup olmadığının ilgili Tapu Sicil Müdürlüğünden sorularak belirlenmesi ve ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, 09.04.2012 tarihli fen bilirkişi raporunda (A), (C) ve (D) harfleri ile gösterilen bölümlerin davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak açılan TMK’nın 713/1., 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. ve 17. maddeleri uyarınca tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkindir. TMK’nın 713. maddesinin 3. fıkrası uyarınca bu tür davalarda husumetin Hazinenin yanında ilgili kamu tüzel kişilerine de yöneltilmesi zorunludur. Eldeki dava, Hazine ile birlikte taşınmazın bulunduğu … Köyü Tüzel Kişiliği aleyhine açılmış ise de, hüküm tarihinden önce yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanunla … Köyü’nün tüzel kişiliğinin kaldırılmış olması nedeniyle… Belediye Başkanlığı’nın ve … Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın ilgili kamu tüzel kişilikleri olarak davada yer almaları gerektiği Mahkemece gözden kaçırılmıştır. Bu nedenle davada taraf teşkilinin sağlandığından söz edilemez. Oysaki taraf teşkilinin sağlanması dava şartlarından olup, bu koşul yerine getirilmeden işin esasına girilmesi hukuken mümkün değildir.
Hal böyle olunca; Mahkemece öncelikle davacıya, … Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nı ve… Belediye Başkanlığı’na da davasını yöneltmek üzere gerekli süre ve imkan tanınmalı, taraf teşkilinin sağlanması halinde adı geçenlerin de savunma ve delilleri sorulmalı, bildirmeleri halinde delilleri toplanmalı ve bundan sonra tarafların iddia ve savunmaları kapsamında ileri sürdükleri tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu husus göz ardı edilerek, yöntemince taraf teşkili sağlanmadan davanın esası hakkında karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelemesine şimdilik yer olmadığına, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08.06.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.