Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2016/16622 E. 2020/1370 K. 03.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/16622
KARAR NO : 2020/1370
KARAR TARİHİ : 03.06.2020

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu, … Köyü çalışma alanında bulunan 136 ada 64 ve 82 parsel sayılı 15.385,79 ve 3.750,01 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, ırmak yatağı vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacılar … ve arkadaşları, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, tapu iptali ve adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 136 ada 82 parsel sayılı taşınmazın tamamı ile 136 ada 64 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 2.189,91 metrekare yüzölçümündeki bölümünün tapu kaydının iptali ile davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli 136 ada 64 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen bölümü ile 136 ada 82 parsel sayılı taşınmazın ırmak yatağı vasfında olmadığı ve taşınmazlar üzerinde davacılar yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamakta olup, Mahkemece, dava konusu taşınmazların öncesinin ırmak yatağı olup olmadığı, aktif ırmak yatağında kalıp kalmadıkları hususunda jeoloji mühendisinden alınan rapor yetersiz olup, hükme esas almaya elverişli değildir. Ayrıca taşınmazların niteliklerinin belirlenmesi yönünden hava fotoğrafı incelemesi yaptırılmamış, imar-ihyaya muhtaç yerlerden olup olmadıkları, imar-ihya gerektiren yerlerden iseler bu işlemlerin tamamlanıp tamamlanmadığı ve tamamlandıysa hangi tarihte tamamlandığı üzerinde durulmamış ve imar-ihyanın tamamlandığı tarihten sonra kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisap şartlarının davacı taraf lehine gerçekleşip gerçekleşmediği yöntemince araştırılmamıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya uygun düşmemektedir.
Hal böyle olunca, doğru sonuca varılabilmesi için mahkemece öncelikle, tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait farklı dönemlerde çekilmiş en az 3 adet stereoskopik hava fotoğrafı ile aynı tarihler arasında düzenlenen fotoplan, fotometrik ve fotogrametrik paftalar, hava fotoğrafları kullanılarak üretilmiş memleket haritaları ile temin edilebilen en eski ve yeni tarihli uydu fotoğrafları getirtilerek dosya arasına konulmalı, dava konusu taşınmazlara komşu taşınmazların tutanak örnekleri ve oluşumlarından itibaren dayanakları olan kayıtlar getirtilip, dosya bu şekilde ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile 1 jeodezi ve fotogrametri mühendisi, 1 fen elemanı, 3 ziraat mühendisi ve 3 jeoloji mühendisinden oluşan bilirkişi heyetinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve yapılacak bu keşifte yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların geçmişte ne durumda bulundukları, evveliyatları itibarıyla imar-ihyaya muhtaç yerlerden olup olmadıkları, imar-ihyaya muhtaç yerlerden iseler buna en erken ne zaman başlanıldığı ve imar-ihyanın ne zaman tamamlandığı, taşınmazlar üzerindeki zilyetliğin hangi tasarruflarla, kim tarafından ve ne şekilde sürdürüldüğü, taşınmazların sınırlarında geçmişten bugüne kadar herhangi bir değişiklik olup olmadığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, yerel bilirkişi ve tanık beyanları komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, beyanlar arasında çelişki oluştuğu takdirde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişkinin giderilmesine çalışılmalı; ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan, taşınmazların eğimlerini, niteliklerini, toprak yapılarını, bitki örtülerini, evveliyatları itibarıyla imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadıklarını, imar-ihya gerektiren yerlerden iseler imar-ihyanın hangi tarihte başlayıp tamamlandığını, üzerlerinde ekonomik amaca uygun zilyetliğin hangi tarihten beri ve hangi tasarruflarla sürdürüldüğünü ve çekişmeli taşınmazların kullanım durumunu kesin olarak belirleyen, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, komşu taşınmazlarla mukayeseli değerlendirmeyi içeren, ayrıntılı ve gerekçeli rapor aldırılmalı, çekişmeli taşınmazlar ve çevrelerinin yakın plan panoramik fotoğrafları çektirilip fotoğraflar üzerinde çekişmeli taşınmazların sınırları kabaca işaretlettirilmeli; jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişiye hava fotoğrafları üzerinde stereoskop aletiyle inceleme yaptırılarak, çekişme konusu taşınmazların önceki ve şimdiki niteliklerini, evveliyatlarının ırmak yatağı olup olmadığını, ırmak yatağı ise ne zaman tarla olarak kullanılmaya başlanıldıklarını, sınırlarını ve taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini açıklayan rapor düzenlettirilmeli, sunulan raporda çekişmeli taşınmazların memleket haritası ve uydu fotoğrafları üzerindeki konumunun gösterilmesi istenmeli; jeolog bilirkişi kurulundan, gözlem çukurları açılmak suretiyle zemin incelemesi yapılarak taşınmazların öncesinin ırmak yatağı olup olmadığı ya da ırmaktan kazanılıp kazanılmadıkları ve halen aktif ırmak yatağında kalıp kalmadıkları hususlarında, kot farkını da gösterir ve önceki raporu irdeler ve çelişkileri giderir mahiyette rapor alınmalı; fen bilirkişisinden, keşfi takibe ve denetlemeye imkan verir kroki ve ayrıntılı rapor alınmalı; dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanları, teknik raporlar ile denetlenmeli; yapılan araştırma ve inceleme neticesinde dava konusu taşınmazların öncesi itibariyle imar-ihyaya muhtaç yerlerden olduklarının anlaşılması halinde, iktisap edilebilmeleri için emek ve masraf edilerek tarıma elverişli hale getirildikten sonra, tespit tarihine kadar 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin davacı lehine nizasız, fasılasız ve malik sıfatıyla geçmesi gerektiği dikkate alınmalı; davacılar ve murisleri adına aynı çalışma alanında belgesiz zilyetlik yolu ile edinilen taşınmaz miktarı yönünden de araştırma yapılmalı, bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03.06.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.