YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/17417
KARAR NO : 2020/1377
KARAR TARİHİ : 03.06.2020
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu, … Köyü çalışma alanında bulunan 150 ada 20 parsel sayılı 3986,97 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı nedeniyle 1/4 payla …, 1/4 payla … ve 2/4 payla … adına tespit ve tescil edildikten sonra, …payı 24.02.2010 tarihinde satış nedeniyle …’e intikal etmiştir. Davacı …, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, … payına yönelik, tapu iptali ve adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmaza revizyon gören 11.02.1957 tarih ve 63 sıra numaralı tapu kaydının 3/4 payının davacı … adına olması gerekirken, tespit sırasında 2/4 payının … adına tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı …, çekişmeli taşınmazın müşterek muristen taksimen kendisine intikal ettiğini ve 20 yıldır taşınmazın zilyetliğinde bulunduğunu, kayıt maliki …’ün taşınmazda payının bulunmadığı gibi … payının 1/3 olmasına rağmen 2/4 pay yazıldığını ileri sürerek taşınmazın tam hisse ile adına tescili istemiyle dava açmış olup, dava dilekçesi içeriğinden davacının miras yoluyla gelen hakka mı, tespite esas alınan tapu kaydında…payının hiç bulunmadığına mı, yoksa … payının 1/3 olması gerektiği iddiasına mı dayandığı anlaşılamamaktadır.
Hal böyle olunca; Mahkemece, 6100 sayılı HMK’nın 31. maddesinde yer alan “hakimin davayı aydınlatma görevi” kapsamında, hakimin, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabileceği, soru sorabileceği ve delil gösterilmesini isteyebileceği göz önüne alınarak, davacı tarafa dava dilekçesi açıklattırılmak suretiyle taksim iddiasına mı, tespite esas tapu kaydında … payının bulunmadığına mı yoksa … payının daha az olması gerektiği iddiasına mı dayandığı belirlenmeli ve davacıdan davaya ilişkin delilleri sorulup saptandıktan sonra taşınmazın bulunduğu yerde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu ile taraf tanıkları ve fen bilirkişisinin katılımıyla keşif yapılmak suretiyle, tespite esas alınan tapu kayıtlarındaki malikler ve payları da dikkate alınarak tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar gözardı edilerek hatalı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, kararın gerekçe kısmında, taşınmazın tespitine esas tapu kaydında davalı …’ün payının bulunmadığı, davacı …’un ise 3/4 payının bulunduğu kabul edilmesine karşın, hüküm kısmında davanın reddine karar verilmek sureti ile gerekçe ile hüküm fıkrası arasında uyumsuzluk oluşturulması dahi isabetsiz olup temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
03.06.2020 gününde oybirliği ile karar verildi.