Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2016/2084 E. 2018/4517 K. 03.07.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2084
KARAR NO : 2018/4517
KARAR TARİHİ : 03.07.2018

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
… sonucu … İlçesi, … Köyü çalışma alanında bulunan 123 ada 1 parsel sayılı 2.220,99 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacılar vekili, miras yoluyla gelen hakka dayanarak miras payları oranında tapu iptal ve tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 123 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile miras payları oranında davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli 123 ada 1 parsel sayılı taşınmazın, öncesinin davacıların mirasbırakanı…’ya ait olduğu kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Davacılar, çekişmeli 123 ada 1 parsel sayılı taşınmazın miras bırakanları…’dan kendilerine intikalen geldiği iddiasına dayanarak dava açmışlardır. Davalı … ise, taşınmazın …dan değil, miras bırakanı annesi ….’den kendisine kaldığını savunmuştur. Bu hale göre, taraflar arasında mirasçılık ilişkisi bulunmadığı iddia, savunma ve dosya kapsamı ile belirlenmiş olduğuna göre uyuşmazlığın zilyetlik hükümlerine göre çözülmesi ve tescili istenen taşınmazın … tespitine kadar davacıların murisi ve mirasçıları olan davacılar lehine taşınmaz üzerinde en az 20 yıl süre ile zilyet olup olmadığının belirlenmesi zorunludur. Ancak bu hususta yapılan araştırma yeterli değildir. Mahkemece keşifte dinlenen 2 mahalli bilirkişi ile 1 davacı tanığı taşınmazın davacıların murisi …’a ait olduğunu söylemekle yetinmiş, kullanım şekli, süresi konusunda ayrıntılı beyan alınmaksızın, soyut ve son derece yetersiz beyanlara itibar edilerek karar verilmiştir. Eksik araştırma, inceleme ve değerlendirme ile karar verilemez. Hal böyle olunca, mahkemece, doğru sonuca varılabilmesi için, ispat yükü … tutanağının aksini iddia eden davacılara ait olduğuna göre, davacıların mirasbırakanı … ve mirasçılar lehine tespit tarihine kadar 3402 sayılı … Kanunu’nun 14. maddesi şartları oluşup oluşmadığının belirlenmesi amacıyla, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve tespit bilirkişileri katılımı ile yeniden keşif yapılmalı, yerel bilirkişi, tespit bilirkişileri ve tanıklardan
taşınmazın kimler tarafından ne suretle kullanıldığı, kullanıma ara verilip verilmediği sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, beyanlar arasındaki çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılmadan yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davalıya iadesine,
03.07.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.