Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2016/5729 E. 2019/1055 K. 15.02.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/5729
KARAR NO : 2019/1055
KARAR TARİHİ : 15.02.2019

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu … İlçesi, … Mahallesi çalışma alanında bulunan 16 ada 1 parsel sayılı 797 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı ve vergi kaydı nedeniyle eşit paylarla … ve … adına tespit ve 22.10.1985 tarihinde tescil edilmiş, daha sonra satın alma nedeniyle … adına tescil edilmiştir. Davacı …, taşınmazın bir bölümü hakkında miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptal ve tescil istemiyle 18.11.2013 tarihinde dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, davalılar … ve …’ye karşı açılan davanın husumet yokluğundan reddine, çekişmeli 16 ada 1 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi tarafından düzenlenen 16.10.2014 tarihli rapor ve eki haritada (A) harfiyle gösterilen 136,56 metrekare yüzölçümündeki bölümün davalı … adına olan tapu kaydının davacının … Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/68 Esas 2013/73 Karar sayılı veraset ilamında miras hissesi oranında iptali ile iptal edilen bu kısmın aynı veraset ilamındaki miras hissesi oranında davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli 16 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti 1984 yılında yapılmış ve 22.10.1985 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı ise çekişmeli taşınmazın bir bölümünün kendi murisi … r tarafından 1955 yılında satın alındığını ileri sürerek bir başka deyişle kadastrodan önceki hakka dayalı olarak 18.11.2013 tarihinde dava açmıştır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesi gereği kadastro tespitinin kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçmekle kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz. Buradaki 10 yıllık süre, hak düşürücü süre niteliğinde olup yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınabilir. Dosya kapsamına göre tutanağın kesinleştiği 22.10.1985 tarihi ile dava tarihi arasında 10 yıldan fazla zaman geçmiştir. Bu durumda davanın 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçirilmiş olması nedeni ile reddine karar verilmesi gerekirken esasa girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine, 15.02.2019 gününde oybirliği ile karar verildi.