YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/9153
KARAR NO : 2019/5301
KARAR TARİHİ : 17.09.2019
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Uygulama kadastrosu sırasında … İlçesi … Mahallesi çalışma alanında ve tapuda davacı … ve dava dışı … ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 41 parsel sayılı 72.000,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 223 ada 10 parsel numarasıyla ve 68.878,81 metrekare yüzölçümlü olarak; tapuda davalılar … ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 38 parsel sayılı 54.200,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 223 ada 9 parsel numarasıyla ve 53.288,13 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. Davacı …, uygulama kadastrosu sırasında paydaşı olduğu taşınmazın sınırının yanlış belirlendiği ve yanlışlığın davalılara ait 223 ada 9 parsel sayılı taşınmazdan kaynaklandığı iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacı …’un davasının reddine, çekişmeli 223 ada 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazların uygulama tutanaklarının tutulduğu haliyle uygulanmasına karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 22/a maddesinden kaynaklanan uygulama kadastrosu tespitine itiraza ilişkindir. Davacı …’un kayıt maliki olduğu eski 41 (yeni 223 ada 10) parsel sayılı taşınmazın müşterek mülkiyete tabi olduğu ve davacı dışında paydaşlarının bulunduğu anlaşılmaktadır. Davanın niteliği itibariyle, yargılama neticesinde verilecek hükümden tüm paydaşların hukuku etkileneceğinden, davanın bütün paydaşlar tarafından birlikte açılması veya tamamının davaya katılımının sağlanması suretiyle davaya devam edilmesi zorunludur. Diğer taraftan davacının, taşınmazında meydana gelen eksilmeye neden olduğunu öne sürdüğü eski 38 (yeni 223 ada 9) parsel sayılı taşınmazın paydaşlarından … ile … dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmedikleri gibi, yargılama sırasında da davaya dahil edilmemişlerdir. Taraf teşkilinin sağlanması dava şartlarından olup yöntemince taraf teşkili sağlanmadan davanın esasına girilerek hüküm kurulamaz. Hal böyle olunca, mahkemece, davacıya kayıt maliki olduğu eski 41 (yeni 223 ada 10 ) parsel sayılı taşınmazın diğer paydaşlarının davaya katılımını sağlaması ve yine dava konusu eski 38 (yeni 223 ada 9) parsel sayılı taşınmazın kayıt maliklerinden … ile … ’ı (ölmüş iseler mirasçılarını) davaya dahil etmesi için süre ve imkan tanınmalı, aktif ve pasif dava ehliyetinin sağlanması halinde işin esasına girilip tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde araştırma ve inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece usulüne uygun şekilde taraf teşkili sağlanmadan işin esasına girilerek karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.09.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.