Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2017/1115 E. 2021/1609 K. 24.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/1115
KARAR NO : 2021/1609
KARAR TARİHİ : 24.02.2021

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Yargıtay bozma ilamında özetle; “Davalı …, davalı …, davalı … mirasçıları … ve arkadaşlarının sair temyiz itirazlarının yerinde olmadığı, ancak; çekişmeli 118, 119 ve 484 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili temyiz incelemesi neticesinde; 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesi uyarınca kadastro tutanaklarında belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere karşı, tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılarak itiraz edilemeyeceği ve dava açılamayacağı, bu sürenin, hak düşürücü süre olup mahkemelerce re’sen dikkate alınması gerektiği, çekişmeli 118, 119 ve 484 parsel sayılı taşınmazların kadastro tutanaklarının 19.04.1988 tarihinde kesinleştiği dosya içeriğinden anlaşıldığı, davacılar kadastrodan önceki hukuki sebebe dayanmış olup, çekişmeli taşınmazların tespitlerinin kesinleşme tarihi olan 19.04.1988 tarihi ile dava tarihi olan 23.03.2000 tarihi arasında 3402 sayılı Yasa’nın 12/3. maddesinde söz edilen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği belirtilerek, Mahkemece, çekişmeli taşınmazlara yönelik davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi gereğine ve ayrıca çekişmeli 1469, 2515, 2516, 2517, 2518, 2519, 2498, 2499, …,… parsel sayılı taşınmazlarda ise davacılardan …, … ve …’ün 28.11.2011 havale tarihli dilekçe ile davalarından feragat ettiklerini bildirdikleri, 27.12.2011 tarihli duruşmada da davacılardan …,… ‘ün davadan feragat ettiklerine ilişkin kimlik fotokopileri ekli dilekçe sunduklarının tutanağa yazıldığı, HMK’nın 308, 309 ve 311. maddelerine göre kabul ve feragatin, davayı sona erdiren taraf işlemlerinden olup, kesin hükmün sonuçlarını doğurmakta olduğu açıklanarak, Mahkemece adı geçen davacılar yönünden davanın feragat nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiği halde, yazılı şekilde çekişmeli taşınmazlarda adı geçen davacılara pay verilerek hüküm kurulmasının ve ayrıca davacılar …, …, …, …, …, …, … vekili olan Av. …’ ün, aynı zamanda katılanlar … ile …’ ın vekili olup davanın, davacıların ve adı geçen katılanların vekili olan Av. … tarafından yenilendiği ve takipsiz bırakılmadığı anlaşıldığına göre, katılan … ve … yönünden hüküm kurulmamasının isabetsizliğine” değinilmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 2498, 2513, 1751, 1748, 2515, 2518, 1301, 2516, 2519, 1303, 1304, 2517, 1302, 2514, 2499, 1752, 1750, 2505, 2129, 1299, 1300, 1749, 1747, 2506, 2361, 1469, 2103, 1298 parsel sayılı taşınmazların 690/8640 payının iptaline, iptal edilen tapunun 240/8640 payın davacı …, 240/8640 payın katılan …, katılan … mirasçıları için 24/8640 payın …, 24/8640 payın …, 24/8640 payın … (İçkavak) adına tapuya tesciline, bakiye kısmın tapu kayıt malikleri üzerinde bırakılmasına, 1745 ve 1746 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin davanın reddine, 118, 119 ve 484 sayılı taşınmazlara ilişkin davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı … ve arkadaşları vekili ile davalı …, …, … ve diğer kişiler vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Hükmü temyiz eden davacı … ve arkadaşları vekiline, gerekçeli kararın tebliğ edildiği 18.08.2016 tarihi ve davalı …, …, … ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçesinin tebliğ edildiği 08.09.2016 tarihi ile temyiz tarihi olan 07.10.2016 tarihleri arasında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 432/1. ve 433/2. maddesinde öngörülen temyiz ve katılma yoluyla temyiz sürelerinin geçtiği anlaşılmakla; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 432/1. ve 433/2. maddesi gereğince davacı … ve arkadaşlarının temyiz isteminin süre yönünden REDDİNE, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde yatıranlara iadesine,
2- Davalı …, … ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Mahkemece, çekişmeli 2498, 2513, 1751, 1748, 2515, 2518, 1301, 2516, 2519, 1303, 1304, 2517, …,…,… parsel sayılı taşınmazlarda davacı …, katılan … ve katılan … mirasçılarının, toplam 8640 pay üzerinden miras payları oranında 690 payın tapu kaydının iptaline karar verilmiş ise de, tesciline karar verilen paylar toplamı 552 pay olup, iptal edilen pay miktarı ile tesciline karar verilen pay miktarının birbirini tutmadığı, açıkta pay bırakıldığı anlaşılmaktadır. Öte yandan, dosya kapsamından davacı ve katılanların miras paylarının hesabının ne şekilde yapıldığı da (pay hesabı denetlenemediğinden) anlaşılamamaktadır.
Hal böyle olunca; Mahkemece, hükmün infazında karışıklığa sebebiyet vermeyecek ve iptal edilen pay ile tesciline karar verilen payın eşitliği sağlanacak şekilde, pay hesabını denetlemeye elverişli hüküm oluşturulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde yatıranlara iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 24.02.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.