Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2017/2917 E. 2020/3499 K. 28.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/2917
KARAR NO : 2020/3499
KARAR TARİHİ : 28.09.2020

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Uygulama kadastrosu sırasında … İlçesi … Mahallesi çalışma alanında ve tapuda davacı … adına kayıtlı bulunan eski 3802 parsel sayılı 62.650,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 13467 ada 80 parsel numarasıyla ve 61.448,03 metrekare yüzölçümlü olarak; eski 3801 parsel sayılı 187.950,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 13467 ada 81 parsel numarasıyla ve 185.293,24 metrekare yüzölçümlü olarak; eski 4413 parsel sayılı 137.153,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 13467 ada 83 parsel numarasıyla ve 137.414,29 metrekare yüzölçümlü olarak; eski 3800 parsel sayılı 30.487,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 13467 ada 208 parsel numarasıyla ve 132.510,44 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. Davacı …, uygulama kadastrosu sırasında adına kayıtlı bulunan 13467 ada 80, 81, 83 ve 208 parsel sayılı taşınmazların toplam yüzölçümünün azaldığını ileri sürerek, Kadastro Müdürlüğünü hasım göstermek suretiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, dava konusu taşınmazların uygulama tespiti gibi tesciline karar verilmiş, hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 03.02.2014 tarih, 2014/202 Esas, 575 Karar sayılı ilamıyla “Dava konusu taşınmazların uygulama kadastrosu sonucu oluşan yüzölçümü ile önceki yüzölçümü arasındaki farkın nereden kaynaklandığının yöntemince araştırılmadığı belirtilerek; Mahkemece, yerel bilirkişi ve taraf tanıkları hazır olduğu halde mahallinde yöntemine uygun şekilde keşif yapılması, yerel bilirkişi ve tanık sözlerine göre taşınmazların sınırlarının belirlenmesi, teknik bilirkişiden tesis paftası ile uygulama paftası çakıştırılmak suretiyle eksikliğin nereden kaynaklandığını gösterir rapor tanzim edilmesinin istenilmesi, taşınmazların uygulama kadastrosu sonucu oluşan yüzölçümü ile önceki yüzölçümü arasındaki farkın hesaplama yönteminden kaynaklandığının anlaşılması halinde davanın Kadastro Müdürlüğüne yöneltilmiş olması yeterli görülerek esastan reddine karar verilmesi, taşınmazların yüzölçümündeki eksilmenin komşu parsellerden kaynaklandığının belirlenmesi halinde ise komşu parsel maliklerinin davaya dahil edilmesi için davacı tarafa olanak verilmesi ve 6100 sayılı HMK’nın 124. maddesi uyarınca yöntemince taraf koşulu sağlandıktan sonra davanın esasına girilerek bir hüküm kurulması” gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sırasında Hazine davaya dahil edilmiş ve bilahare Hazine vekili, vasıtasıyla, kendi adına kayıtlı bulunan 13467 ada 207 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün azaldığını, eksikliğin davalı adına kayıtlı aynı ada 208 parsel sayılı taşınmazda kaldığını ileri sürerek davaya katılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacı …’ın davasının reddine, müdahil davacı Hazinenin davasının kabulüne, dava konusu 13467 ada 207 ve 208 parsel sayılı taşınmazların uygulama kadastrosu tespitlerinin iptaline, teknik bilirkişi kurulunun 04.10.2016 tarihli rapor ve krokisinde (A) ile gösterilen 1.477,65 metrekarelik bölümün, 13467 ada 208 parsel sayılı taşınmazdan ifrazı ile 13467 ada 207 parsel sayılı taşınmaza eklenmesine, böylece 13467 ada 207 parsel sayılı taşınmazın 12.988,97 metrekare, 13467 ada 208 parsel sayılı taşınmazın 31.032,79 metrekare yüzölçümüyle tapuya tescil edilmek üzere tapu kütüğüne aktarılmasına, 13467 ada 80, 81 ve 83 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tescil edilmek üzere tapu kütüğüne aktarılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının davacıdan alınmasına, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28.09.2020 gününde oybirliği ile karar verildi.