YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/3021
KARAR NO : 2020/4802
KARAR TARİHİ : 27.10.2020
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KULLANIM KADASTROSU
KANUN YOLU: TEMYİZ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen 27.10.2020 gün ve saatte temyiz eden … Koray Gayrimenkul A.Ş. vekili Avukat … ile aleyhine temyiz istenilen Hazine vekili Avukat … ve … ve diğerleri vekili Avukat … geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı Hazinenin tüm, davalı …’ün sair temyiz itirazlarının yerinde olmadığı, ancak; dava konusu taşınmazın 15.09.2000 tarihinde 2/B niteliği ile kullanıcısının davalı … olduğu belirtilerek Hazine adına tapuya tescil edildiği, 3402 sayılı Kadastro Kanununa 5831 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile eklenen Ek-4. madde uyarınca yapılan güncellemesinde de kullanıcısında bir değişiklik olmadığına dair güncelleme listesinin düzenlendiği ve 28.05.2010 tarihinde güncellemenin kesinleştiğinin belirlendiği, davanın, henüz davalı Hazine adına tapuda kayıtlı bulunan taşınmazın 19.09.2003 tarihli Beşiktaş 11. Noterliğince düzenlenen gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayanılarak şerh sahibi zilyet …’e karşı açılan tapu kaydındaki kullanıcı şerhinin davacı adına düzeltilmesi istemine ilişkin olduğu, anılan noter sözleşmesinin gayrimenkullerin teslimi başlıklı 6. maddesinin son fıkrasına göre taşınmazın zilyetliğinin (kullanımının) davacı tarafa devredilmediği, diğer bir anlatımla taşınmazın davalının kullanımında bulunduğunun dosya kapsamından sabit olduğu, diğer yandan 26.04.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6292 sayılı Yasa’nın 6. maddesinde 2/B alanlarında bulunan taşınmazlar hakkında bu Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten önce düzenlenen güncelleme listelerine veya kadastro tutanaklarına ya da kesinleşmiş mahkeme kararlarına göre oluşturulan tapu kütüklerinin beyanlar hanesine göre; bu taşınmazların 31.12.2011 tarihinden önce kullanıcısı ve/veya üzerindeki muhdesatın sahibi olarak gösterilen kişilerden bu taşınmazları satın almak için süresi içerisinde idareye başvuran ve idarece tespit edilen satış bedelini itiraz ve dava konusu etmeksizin kabul edenlerin bu Kanuna göre hak sahibi sayılacağı, 2/B alanlarında bulunan taşınmazlar hakkında bu Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten sonra düzenlenecek güncelleme listelerine veya kadastro tutanaklarına ya da kesinleşmiş mahkeme kararlarına göre oluşturulacak tapu kütüklerinin beyanlar hanesine göre; bu taşınmazların 31.12.2011 tarihinden önce kullanıcısı ve/veya üzerindeki muhdesatın sahibi olarak gösterilecek kişilerden bu taşınmazları satın almak için süresi içerisinde idareye başvuran ve idarece tespit edilen satış bedelini itiraz ve dava konusu etmeksizin kabul edenlerin de hak sahibi sayılacağı, hak sahiplerinden birinci fıkra kapsamında olanların bu Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde, ikinci fıkra kapsamında olanların ise, güncelleme listelerinin tescil edildiği veya kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihten itibaren sekiz ay içinde idareye başvurarak, bu taşınmazların bedeli karşılığında kendilerine doğrudan satılmasını isteyebilirler hükmünün getirildiği, belirtilerek, çekişmeli taşınmazın kullanımının davacı tarafa devredilmediği dikkate alınarak davacının tapu kaydındaki kullanıcı şerhine yönelik isteminin reddine karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, Yargıtay duruşması için belirlenen 2.540,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, duruşmada kendisini vekil ile temsil ettiren davalı tarafa verilmesine,
aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edenden alınmasına,
yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27.10.2020 gününde oybirliği ile karar verildi.