YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/3369
KARAR NO : 2020/3557
KARAR TARİHİ : 29.09.2020
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen 29.09.2020 gün ve saatte temyiz eden taraftan gelen olmadı. Aleyhine temyiz istenilen Hazine vekili Avukat … geldi. Gelenin yüzüne karşı duruşmaya başlandı. Sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı … ve arkadaşları, … İlçesi … Köyü çalışma alanında bulunan ve 1980 yılında yapılan kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmaz bölümleri hakkında, miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, 08.10.2012 tarihli bilirkişi raporunda (2A) harfi ile gösterilen 302.77 metrekarelik taşınmazın davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili, diğer davacılar, davalı Hazine vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kadastroca tescil harici bırakılan yerler için açılan tescil davalarında 4721 sayılı TMK’nın 713/3. maddesi uyarınca husumetin yasal hasım konumunda olan Hazine ve ilgili Kamu Tüzel Kişiliğine birlikte yöneltilmesi zorunludur. Somut olayda dava, Hazine ve İmamuşağı Köyü Tüzel Kişiliği hasım gösterilerek açılmıştır. Ancak, karar tarihinden önce 30.03.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanun’un 1. maddesi gereğince çekişmeli taşınmazın bulunduğu Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin sınırları il mülki sınırları olarak belirlenmiş, aynı Kanun’un Geçici 1/13. maddesine göre de Büyükşehir Belediyesi olan illere bağlı ilçelerin mülki sınırları içerisinde yer alan köy ve belde belediyelerinin tüzel kişiliği kaldırılmış, köyler mahalle olarak, belde belediyeleri ise belde ismiyle tek mahalle olarak bağlı bulundukları ilçenin belediyesine katılmış olup, böylelikle tescil davalarında, … ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığı da ilgili kamu tüzel kişisi olarak yasal hazım sıfatını kazanmışlardır. Ne var ki Mahkemece, bu husus gözden kaçırılmış ve yöntemince taraf teşkili sağlanmaksızın hüküm verilmesi cihetine gidilmiştir. Oysaki, taraf teşkilinin sağlanması dava şartlarından olup, bu koşul yerine getirilmeden davanın esasına girilmesi hukuken mümkün bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca; Mahkemece öncelikle davacılara, … ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nı davaya dahil etmesi için süre ve imkan tanınmalı, bu şekilde taraf teşkilinin sağlanması halinde, dahili davalılardan savunma ve delilleri sorulmalı, bildirdikleri takdirde delilleri toplanmalı, dava konusu yer hakkında 4721 sayılı TMK’nın 713/4-5. maddeleri gereğince gerekli yerel ve gazete ilanları da yapılarak itiraz süresi beklenmeli ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, tarafların temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davacılar ve davalı Belediyeye iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29.09.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.