Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2017/526 E. 2020/6352 K. 24.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/526
KARAR NO : 2020/6352
KARAR TARİHİ : 24.12.2020

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Yargıtay bozma ilamında özetle; “Davacıların birbiri ile ilişkisinin ve kimin kimin mirasçısı olduğunun belli olmadığı belirtilerek, öncelikle davacılardan taşınmazın kimden kaldığı, kimler adına tescil istedikleri ve taşınmazın kimden intikal ettiği, kimin ne şekilde zilyet olduğu, taşınmazın taksime konu edilip edilmediği sorularak, davalarının açıklattırılması ve buna göre aktif dava ehliyetinin ve taraf teşkilinin değerlendirilmesi; iştirak hali varsa diğer mirasçıların muvaffakatının alınması ya da terekeye temsilci atanmak suretiyle taraf teşkilinin sağlanması; bundan sonra işin esasına girilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, çekişmeli taşınmazın tapu kaydının ifraz edilmek sureti ile kısmen iptali ile fen bilirkişisinin 08.10.2013 tarihli raporuna ekli krokide (B) harfi ile gösterilen kısmın aynı ada son parsel numarası ile davacılar adına müştereken tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davacılar vekilinin hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümü hakkındaki davanın reddine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; dosya içeriğine, mahkemece uyulan bozma kararında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,
2- Davalı Hazine vekilinin hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Mahkemece, dava konusu taşınmazın bilirkişi raporuda (B) harfi ile gösterilen bölümünde davacılar lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluştuğu gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Şöyleki; Mahallinde 01.10.2013 tarihinde yapılan keşifte mahkemece yapılan gözlemde, dava konusu taşınmazın bir kısmında eski karakol binası ile müştemilatının, bir kısmında ise halen devam eden yeni tip karakol binası inşaatının bulunduğu, taşınmazın tamamen telle çevrili olduğu belirlenmiştir. Aynı keşifte dinlenen mahalli bilirkişiler …,… dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan eski karakol binası dışındaki alanın davacılara ait olduğunu, dava konusu taşınmaz bölümünün davacıların atalarından beri arpa, buğday, yonca ekip biçmek suretiyle kullanıldığını, taşınmaz üzerinde eski karakol binasına sınır yola bitişik olacak şekilde … ’a ait ahır bulunduğunu, dava konusu taşınmaza daha önceden davacıların zilyet olduğunu, iki üç yıl önce etrafının çevrilerek inşaat yapılmaya başlandığını, eski karakol binasının 1990 yılında … tarafından jandarmaya verildiğini ve 1992 yılında taşınmazın telle çevrildiğini, o tarihten bu tarihe kadar dava konusu taşınmazın davacılar tarafından kullanılamadığını bildirmişler; aynı keşifte davacılar …, …, … ve … ise, 1990 yılında eski karakol binasının geçici olarak verildiğini, 1992 yılında dava konusu taşınmazın etrafının telle çevrilmesi nedeniyle dava konusu taşınmazı kullanamadıklarını belirtmişlerdir. Mahkemece 31.10.2013 tarihli duruşmada mahalli bilirkişi olarak dinlenen ve kadastro tespitinde muhtar olarak yer alan … ile tespit bilirkişileri …,…, benzer şekilde, dava konusu taşınmazın evveliyatında davacılara ait olduğunu, terör olayları nedeniyle 1990 yılında dava konusu taşınmazın bir bölümünün karakol binası yapılmak üzere verildiğini, 1992 yılında jandarma tarafından taşınmazın etrafının tel örgü ile çevrildiğini, jandarma binası dışındaki yerin davacılara ait olduğunu bildirmişlerse de; davacılar, dava konusu taşınmazın etrafının dikenli telle çevrilmesinden sonra taşınmazı kullanmadıkları gibi, herhangi bir hukuki yola başvurmak suretiyle davalı tarafın el atmasının önlenmesini istemek suretiyle asli zilyetliklerini devam ettirdiklerine dair iradelerini ortaya koydukları da iddia ve ispat edilemediğine göre uzun yıllardır taşınmazda zilyetlikleri bulunmamasının, fiili durumu kabullenmek suretiyle terk iradelerine dayalı olduğunun kabulü gerekir.
Hal böyle olunca; Mahkemece, hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümüne ilişkin davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24.12.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.