Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2018/5891 E. 2019/5510 K. 23.09.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5891
KARAR NO : 2019/5510
KARAR TARİHİ : 23.09.2019

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucunda …/… Köyü çalışma alanında bulunan 113 ada 1 parsel sayılı 79.338,41 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu belirtilerek, ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı …, tapu kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, “dava konusu 113 ada 1 parsel sayılı taşınmazın, 16.01.2015 havale tarihli teknik bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 34.566,00 metrekarelik bölümünün parselden ifrazı ile davacı … adına tesciline, parselin kalan bölümünün tespit gibi tesciline” karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi ile davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, temyize konu, 113 ada 1 parsel sayılı taşınmazın hükme esas alınan teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümünün davacı adına tesciline karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Davacı …, 24.12.1968 tarih, 22 sıra numaralı tapu kaydından gelen, 18.07.1986 tarih, 8 sıra numaralı tapu kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedenine dayanarak 110 ada 20 parsel sayılı taşınmazın adına tescili istemiyle dava açmış, mahallinde yapılan keşif sonucunda, davacının dava konusu ettiği yerin, 110 ada 20 parsel, 113 ada 1 parsel sayılı taşınmazın hükme esas alınan teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümü ile bu taşınmazlar arasında bulunan … bir bölümü olduğu anlaşılmıştır. Davacının dayandığı tapu kaydının tesisi olan 24.12.1968 tarih, 22 sıra numaralı kayıt incelendiğinde; tapu kaydının tescil ilamıyla davacının babası adına oluştuğu, kaydın bilahare 18.07.1986 tarihinde tedavül gördüğü ve 7 ile 8 numaralı kayıtların oluştuğu, 7 numaralı kaydın kamulaştırma sebebiyle Karayolları Genel Müdürlüğü adına tescil edildiği, 8 numaralı kaydın ise davacının babası … ’ın vefat etmiş olması sebebiyle mirasçıları adına tescil edildiği, 7 numaralı kaydın kadastro sırasında 110 ada 20 parsel sayılı taşınmaza revizyon gördüğü anlaşılmıştır.
Dosya kapsamından, 110 ada 20 parsel sayılı taşınmazın sınırında … ’nin de bulunduğu gözetildiğinde, davacının dayandığı tapu kaydının, nizalı taşınmaz bölümünü kapsamadığı anlaşılmaktadır. Yine, dosya arasındaki ziraat bilirkişi raporu ve ekli fotoğraflardan, nizalı taşınmaz bölümü üzerinde, davacının ekonomik amaca uygun zilyetliğinin bulunmadığı, zilyetlikle iktisap koşullarının davacı taraf lehine gerçekleşmediği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca; davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
23.09.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.