Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2019/2632 E. 2020/1422 K. 04.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2632
KARAR NO : 2020/1422
KARAR TARİHİ : 04.06.2020

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO TESPİTİNE İTİRAZ
KANUN YOLU : KARAR DÜZELTME

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın onanmasına ilişkin yukarıda belirtilen ilamın karar düzeltme yolu ile incelenmesi … tarafından süresinde istenilmekle; inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında … Köyü çalışma alanında bulunan 249 ada 7, 249 ada 9 ve 262 ada 12 parsel sayılı taşınmazlar tapu kaydı, harici satış, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 120 hisse itibariyle 1 hissesi …, 119 hissesi …; 270 ada 19 parsel sayılı taşınmaz irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 6 hisse itibariyle 1 hissesi …, 5 hissesi …; 243 ada 25 ve 270 ada 29 parsel sayılı taşınmazlar irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 6 hisse itibariyle 1 hissesi …, 5 hissesi …; 268 ada 7 parsel sayılı taşınmaz tapu kaydı, harici satış, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 135 hisse itibariyle 1 hissesi …, 134 hissesi …; 259 ada 12, 260 ada 36 ve 266 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar tapu kaydı, harici satış, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 40 hisse itibariyle 1 hissesi …, 39 hissesi …; 251 ada 35 ve 270 ada 28 parsel sayılı taşınmazlar irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle …; 237 ada 8 parsel sayılı taşınmaz vergi kaydı, taksim, hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle …; 237 ada 9 parsel sayılı taşınmaz vergi kaydı, taksim, hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle …; 237 ada 10 ve 247 ada 9 parsel sayılı taşınmazlar vergi kaydı, taksim, hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … adına tespit edilmiştir. Davacı …, 249 ada 9; 262 ada 12 ve 270 ada 19 parsel sayılı taşınmazların; davacı …, 243 ada 25; 249 ada 7, 259 ada 12, 260 ada 36, 268 ada 7, 266 ada 1 ve 270 ada 29 parsel sayılı taşınmazların; davacılar … ile …, 251 ada 35 ve 270 ada 28 parsel sayılı taşınmazların adlarına tescili istemiyle satın alma, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedenine dayanarak; davacı … ise 237 ada 8, 9, 10 ve 247 ada 9 parsel sayılı taşınmazların adına tescili istemiyle irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedenine dayanarak ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda … ile …’ın davalarının kabulüne, …’ın davasının reddine, 251 ada 35 ve 270 ada 28 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile taşınmazların eşit hisseler ile davacılar Şükrü ve … adına; 243 ada 25; 249 ada 7; 259 ada 12; 260 ada 36; 268 ada 7; 266 ada 1 ve 270 ada 29 parsel sayılı taşınmazların … adına tesciline; 249 ada 9; 262 ada 12 ve 270 ada 19 parsel sayılı taşınmazların … adına; 237 ada 8, 9, 10 ve 247 ada 9 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı-davalı … vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin 21.01.2019 tarih 2016/1026-2019/83 Esas Karar sayılı ilamıyla hükmün onanmasına karar verilmiş, onam ilamına karşı davacı-davalı … vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
1-Dosya içeriğine, mahkeme kararında belirtilip, Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, göre davacı-davalı … vekilinin 251 ada 35 ve 270 ada 28 parsel sayılı taşınmazlar dışındaki diğer taşınmazlar hakkındaki Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiçbirisine uygun olmayan karar düzeltme isteğinin REDDİNE,
2-Davacı/davalı … vekilinin 251 ada 35 ve 270 ada 28 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki karar düzeltme talebine gelince;
Mahkemece çekişmeli taşınmazların tarafların kök murisi …geldiği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, kök murisin terekesinin paylaşıldığı ve çekişmeli taşınmazların bulunduğu Kösedağ beldesindeki taşınmazların …ve …’ın murisine, …Beldesinde bulunan taşınmazların ise …’ın murisine kaldığı, …’ın Kadastro Mahkemesinin 1995/63 Esas sayılı dosyasında bu yöndeki beyanının mahkeme içi ikrar niteliğinde olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma ve incelemeye hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Çekişmeli 251 ada 35 ve 270 ada 28 parsel saylı taşınmazların tespit tutanağının edinme sebebine göre, …’ın babası olan … oğlu ’a ait iken ölümüyle mirasçı olarak …’a kaldığı belirtilmek suretiyle … adına tespiti yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacılar … ve …, taşınmazların ortak kök muris … geldiğini, taksimle kendilerine düştüğünü iddia etmiş; davalı … ise bu taşınmazın baba tarafından dedesi olan …’den geldiğini ve davacılar ile bir ilgisinin bulunmadığını, kendi zilyetliğinde olduğunu savunmuştur.
Eldeki dosya, Mahkemenin 2010/28 Esasına kayıtlı olup 251 ada 35 ve 270 ada 28 parsel sayılı taşınmazlar hakkında açılmış; yargılama sırasında tarafların birbirlerine karşı yukarıda 1.bentte karar düzeltme talebi reddedilen taşınmazlar hakkında açılan diğer 2013/18 ve 20 Esas sayılı dava dosyaları birleştirilmiştir. Birleştirilen 2013/18 Esas sayılı dosyada, dava konusu 237 ada 8, 9, 10 ve 247 ada 9 parsel sayılı taşınmazlar hakkında yapılan keşif sırasında mahkeme hakimince “davalı tarafın, kök muristen gelen ve miras payına mahsuben …mevkiinde ki taşınmazların …’a miras payına mahsuben verildiği iddiası üzerine Ortadağ mevkiindeki fındıklığa gelindi ve devamla bu parsellerin 251 ada 35 (eldeki dosyanın konusu) ve 259 ada 1(eldeki dosya ile bir ilgisi bulunmayan dava dışı) taşınmazlar olduğu belirlendi” şeklinde keşif tutanağı düzenlenmiş ve devamla yerel bilirkişiden sorularak ”…’a miras yoluyla intikal eden taşınmaz olduğu, …’ın kullanımında bulunduğu” yönünde yerel bilirkişi beyanı yazılmıştır. Dava dosyalarının birleştirilmesinden sonra başkaca keşif yapılmamış, mahkemece yukarıda 1. paragrafta belirtilen gerekçelerle hüküm kurulmuş ancak, çekişmeli 251 ada 35 ve 270 ada 28 parsel sayılı taşınmazlar başında iddia ve savunmalar doğrultunda usulüne uygun şekilde yapılan bir keşif bulunmadığından, taşınmazın kimden geldiği, hangi süredir kimin kullanımında olduğu tam ve doğru bir şekilde tespit edilmemiştir. Taşınmazların kimden kaldığı, kimin, ne zamandır zilyetliğinde olduğu belirlenmeksizin yalnızca Kösedağ Beldesinde bulunuyor olması nedeniyle yukarıda yer verilen beyanın Mahkeme içi ikrar olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.
Mahkemenin gerekçesinde belirtilen ve eldeki dosyanın davacı ve davalılarının da taraf olduğu, … Beldesinde bulunan taşınmazlar ile ilgili olarak görülen 1995/63 Esas sayılı dava dosyasında …’ın beyanları ve gerekse eldeki davada davacı … ve …’ın aynı yönde taksim olgusuna dayanması karşısında, artık tarafların kök murisi olan ve nüfus yazımından önce ölen … oğlu … (gerekçede … olarak belirtilen)’den kalan taşınmazların çok uzun yıllar önce paylaşıldığı, çekişmeli taşınmazların da bulunduğu …’da bulunan taşınmazların … ve …’ın murislerine düştüğü hususunda ihtilaf bulunmaktadır. Bu durumda, taksimle birlikte artık elbirliği mülkiyetin sona erdiğine ve taraflar arasındaki mirasçılık ilişkisi ortadan kalkmış olduğuna göre uyuşmazlığın çözümü yönünden tespit tarihine kadar zilyetlikle iktisap koşullarının hangi taraf lehine gerçekleştiğinin belirlenmesi gerekir.
Bir an için, karar düzeltmeye konu 251 ada 35 ve 270 ada 28 parsel saylı taşınmazların davalı …’ın, baba tarafından dedesi olan Şakir’den gelmiş olduğu kabul edilse dahi, dosyaya getirtilen nüfus kayıtlarına göre davacılar… ve … ile muris Şakir arasında irs ilişkisi bulunmadığına göre, miras payına yönelik bir hakları olamayacağından yine uyuşmazlığın çözümünde 3402 sayılı Kanun’un 14. maddesindeki iktisap koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması gerekeceği kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca, doğru sonuca varılabilmesi için mahallinde yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve fen bilirkişisi eşliğinde yeniden keşif yapılmalı, yapılacak keşifte 3 kişilik yerel bilirkişi mahalli bilirkişi kurulu ve taraf tanıklardan, çekişmeli taşınmazların kim ya da kimler tarafından ne kadar süredir ve ne şekilde kullanıldığı hususlarında olaylara dayalı olarak beyan alınmalı, dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmeye çalışılmalı, fen bilirkişisinden keşfi takibe elverişli rapor ve kroki alınmalı; bundan sonra toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilip davacılar… ve …’ın lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesinde öngörülen zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yön göz ardı edilerek eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekirken, belirtilen hususlar gözden kaçırılmak suretiyle hükmün onanmasına karar verildiği anlaşılmakla, davalı … vekilinin yerinde görülen karar düzeltme isteminin kabulü ile, 251 ada 35 ve 270 ada 28 parsel saylı taşınmazlar hakkındaki usul ve yasaya aykırı hükmün BOZULMASINA, 04.06.2020 gününde oybirliği ile karar verildi.